Aileniz güvende, rahat uyuyun!

Savcıların elbirliğiyle başlattığı "Ailem Güvende" soruşturması kapsamında yapılan operasyonlarla çok kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bunların bir kısmı da tutuklandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa iftçi yapılan bu gecikmiş operasyonun hikmetini ağızbirliğiyle açıkladılar.

Biz de "Artık rahatlıkla yatabilirsiniz. Aileniz güvendedir." demek isterdik ama maalesef diyemiyoruz.

Zira bu LGBTİ meselesi bir günün meselesi değil ki, bir operasyonla bitmiş olsun.

Hem ahlaksızlık ve fuhuş sadece eşcinsellikle mi ilgili Diğerleri olağan mı sayılacak

Hem bu operasyonun çok geciktiği de açık.

Başka adlarla kurulan ama yıllardır eşcinsel ahlaksızlığını terviç etmek üzere faaliyet gösteren birçok dernekle ilgili olarak "önceki bakanlar ve savcılar ve bilhassa şahin bakan Süleyman Soylu neden uyudu" diye sorma hakkımız yok mu

Bu operasyonlar sırasında bazı ahlaksızlık sahnelerinin bazı trollerce kamuoyunu zihnen hazırlamaya yönelik olarak abartılı biçimde sosyal medyadan servis edildiği nazara alındığında şüphelenmek için yeterli haklı sebep var.

Operasyonun, görünen yüzündeki ahlakî amaçlarından bağımsız olarak, aslında başka bazı önemli gündem konularını gizlemeye yönelik bir yönünün de olduğu fikri de kanaatimizce yabana atılamayacak bir husus.

Zira yapılan açıklamalar yeterince tatmin edici değil.

Operasyonlar neden gecikti Tutuklananlar neden tutuklandı Serbest kalanlar neden kaldı Bu bağlamda adı geçen hangi derneklere ne tür işlemler yapıldı Bu soruların cevabı belirsiz.

Emrullah Cesur'un Anadolu Ajansına yaptığı haber güzel ama yetersiz.

Her konuyu anlatan siyasîlerin, sıra bu soruların cevabına geldiğinde "bu iş bağımsız yargının işi" demelerinin ya da diyecek olmalarının bir anlamı yok.

Şu da var: Uluslararası alanda yapılanları Türkiye'de tekrar etmek de bir hile göstergesi.

Hürriyetleri askıya alan Trump ve Putin'in, kendilerini ve istibdadî icraatlarını "Biz ahlaksızlıkla mücadele ediyoruz" diyerek kılıflamasının bir benzerini Türkiye'de de yaşıyor olabiliriz.

Bir taraftan savcıları çeşitli bahanelerle cemaatlerin ve tarikatların üzerine salmaya çalışan zındıka komiteleri, acaba öbür yandan da savcıları ahlak bekçisi olarak gösterip bir yanlışı bir doğru ile örtme peşinde midir

Bu vesileyle, bir okuyucumuzun bize ulaştırdığı bir CİMER şikayetini ve fos çıkan akıbetini de yayınlayalım ki ilgililer belki harekete geçerler.