HAYRET Bİ ŞEY!

Dil canlı bir varlıktır derken yeni sözcüklere karşı çıkan dilciler, acaba "Hayret bi şey!" demeden bu çağda yaşanabilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, dile yeni giren "Hayret bi şey!" ifadesinin dilbilimsel bir gereklilik olduğunu savunuyor çünkü İçinde yaşadığımız 2000'lerin Türkiye'sinde şaşkınlık ve tepkisizlik kaçınılmazdır. Dilin tarihinde her dönem hayrete yanıt olarak yeni ifadeler türetilmiş olmasına rağmen, yazının sonunda Kahramanmaraş felaketi ve yönetimsel çift standartlardan söz ederken dili tutmak gerekiyorsa, dilbilimsel özgürlük kadar yönetimsel sorumluluk da önemli değil midir?

Biz dilciler, yeni çıkan bazı kullanımlara itiraz ederiz. Hem "Dil canlı bir varlıktır." diye öğretiriz, hem de dilin canlılığını gösteren yeniliklere karşı çıkarız.

"Hayret bi şey!" de bu yeniliklerden biri. Geçenlerde AJet'le Ankara'dan Taşkent'e uçuyorduk. Koltuğu arkaya yatırmak için gerekli düğmeyi arayıp durduk. Sonunda hostese sorduk. "Koltuklar arkaya yatmıyor efendim." demez mi Kendimi "Hayret bi şey!" diye bağırırken buldum.

Gel de hayrete düşme. Gel de "Hayret bi şey!" deyip şaşma. Üstelik bir de "ayak farkı" ödemişiz. Ayak farkı da ne ola Eğer bacaklarınız uzunsa AJet'lerde gerilere oturamıyorsunuz. Koltuklar arası o kadar dar ki ayaklarınızı sığdıramıyorsunuz, mecburen fark ödeyip öndeki iki sıradan yer alıyorsunuz. Sizin anlayacağınız uzun bacaklılara farklı ücret. Gel de "Hayret bi şey!" çekme.

Sonra kendime de şaştım. Her hafta değişen fiyatlara bakan insanlar, asgari ücretin ne olduğunu işiten insanlar, köylerimizin orman alanlarına çöküldüğünü ekranlardan izleyen insanlar, üstelik bir de "Ağacıma dokunma!" diyenlerin hapse atıldığını duyan insanlar "Hayret bi şey!" demeyip ne yapacaklardı 2000'lerin yeni Türkiye'sinde "Hayret bi şey!" demeden yaşanabilir mi ki!

İhtiyaç varsa dil gereğini yapıyor. Atalarımız da bir şeylere şaştıkları zaman "taŋ, taŋak, taŋ taŋsuk, taŋ-a!" deyip durmuşlar. Sonra bu kelimeleri unutmuşuz, "acep" demişiz, "acip" demişiz, şimdi de "hayret" diyoruz. 2000'lerin yeni Türkiye'sinde yaşa da "Hayret bi şey!" demeden ömür geçir, bu mümkün mü

Ama haksızlık etmeyelim. 1950'lerin köy otobüslerinden hallice AJet'lerin bağlı olduğu THY yöneticileri, yolcularının sinirlerini gevşetmenin yolunu da bulmuş. Bir süre sonra bir duyuru geliyor kulaklarınıza: "Sayın yolcular, uçağımız iniş için alçalmaya başlamıştır. Lütfen pencerelerinizi kapalı, koltuklarınızı dik duruma getiriniz."

Sinirlerinizi gevşetip kahkaha da atabilirsiniz ama umumi yerdesiniz, gülümsemekle yetiniyorsunuz. Arkaya yatmayan koltuklar dik duruma getirilecekmiş!...