Sağlıklı hayat bir kültür haline gelmeli! Çözüm yasaklarda değil, dengede!

Sağlıklı hayat bir kültür haline gelmeli! Çözüm yasaklarda değil, dengede!

Deniz kenarı hazırlıklarıyla başlayan geçici diyetlerin ömrü kısa, sürdürülebilir sağlığın sırrı ise genlerimizde ve büyükannelerimizin mutfak alışkanlıklarında saklı. Modern tıp; aralıklı oruçtan fermente gıdalara, köme ve pestilden zeytinyağına uzanan geleneksel reçeteleri doğruluyor: Çözüm hayat boyu süren denge yolculuğunda!

Her zamanki malum konu; bilhassa kadınlar için deniz kenarı hazırlıkları başladı. Halbuki yıl boyu düşünülmesi gereken sağlıklı ve estetik vücut kavramı, bizde sadece yaz aylarında önem kazanıyor.

Oysa beslenme yetersizliği ve dengesizliği nin dolaylı olarak sebep olduğu hastalıklar, deniz kenarındaki estetik kaygılardan çok daha önemlidir. Enfeksiyon hastalıkları, arte-riosklerotik (damar sertliği) hastalıklar, diyabet, hipertansiyon, şişmanlık, diş çürükleri, bazı kanser türleri ve karaciğer hastalıkları yetersiz ve dengesiz beslenmenin sonuçları... Modernite yerleştikçe gelenekler bir kenara bırakılıyor. Ancak bir başka gerçek daha var; hızlı yemek (fast food) restoranları açılmaya devam ederken, geleneksel beslenme alışkanlıklarına yönelik ilgi de giderek artıyor.

Aslında büyükannelerimizin mutfak alışkanlıklarını bugün modern tıp da doğruluyor. Türklerin dünya mutfağına katkılarından biri olan yoğurt, aynı zamanda en sevilen sağlıklı yiyecekler arasında yer alıyor. Türk mutfağının ayrılmaz bir parçası olan bu besinin, vücuttaki toksinlere karşı koruyucu olduğu öteden beri biliniyor.

Günümüzde alternatif sağlık yaklaşımlarının da desteklediği inanışlar arasında; yemeklerde bolca kullanılan soğanın bağışıklık sistemini güçlendirmesi, sarımsağın tansiyonu düşürmesi ve zeytinyağının 41 derde deva olmasını sayabiliriz.

Tekli ve çoklu doymamış yağlar ile iyi ve kötü kolesterol üzerine süregelen tartışmalar, konu zeytinyağına gelince yetersiz kalmaktadır.

Sağlıklı beslenme, vücudun ihtiyaç duyduğu besin maddelerini dengeli ve doğru miktarlarda almayı içeren bir hayat tarzıdır.

YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Doğru beslenme, sağlıklı bir vücut ağırlığını korumanın yanı sıra hastalıklardan korunma, enerji seviyesini yükseltme ve genel olarak hayat kalitesini artırma açısından önemlidir.

Günümüzde beslenme uzmanları sağlıklı atıştırmalıklar öneriyor. Halbuki bizler için herhangi bir kuruyemiş dükkânına gitmek yeterli. Kayısı, erik ve dut gibi meyvelerden yapılan köme ve pestillerde bu yeni anlayışın orijinal örneklerini görebilirsiniz. Tabii ki doğru usullerle ve uygun içeriklerle hazırlananlardan bahsediyorum.

Bir avuç badem ya da fındık ile kuru üzüm açlığınızı yatıştırmaz mı Yemek konusunda ümit verici olan, sağlığımız için neyin iyi olduğunu yeniden keşfetmeye başlamış olmamız olabilir.

Her şeye rağmen pazar yerlerimiz hâlâ renkli. Her hafta başlanıp hafta sonuna zor getirilen diyetlerden yoruldunuz mu Yalnız değilsiniz.

Sağlıklı beslenme denildiğinde akla gelen ilk şeyin "yasaklar listesi" olması, bu sürecin sürdürülebilirliğini zorlaştıran en büyük etkenlerden biridir. Oysa sağlıklı beslenmenin bir zamanı olamaz, bu hayat boyu süren bir denge yolculuğudur.

Kısa süreli ve katı yasaklara dayanan beslenme düzenlerinin sürdürülebilir olması ise pek mümkün değildir.

BİTKİLERE YÖNELİN

Yasaklara odaklanmak yerine porsiyon kontrolü ve besin çeşitliliği kavramlarını hayatımıza sokmamız gerekir. Mindful eating, yani yavaş yemek ve her lokmanın tadına varmak, fermente gıdaların önemini hatırlatır.
Sadece probiyotikler değil, postbiyotik besinler de (probiyotiklerin bağırsakta ürettiği yararlı bileşenler) oldukça önemlidir.

Hepimizin DNA'sı farklıdır. Genetik diyet veya bilimsel adıyla nutrigenomik diyet, genlerinizin besinlere nasıl tepki verdiğini inceleyen geleceğin beslenme modeli.

Protein denildiğinde sadece hayvansal kaynaklar aklımıza geliyor. Oysa plant-ba-sed, yani bitki bazlı beslenmeye yönelmek; mercimek, nohut ve kuru fasulye gibi kaynakları kullanmak faydalı olabilir.

Ve gelelim intermittent fasting, yani halk arasındaki adıyla aralıklı oruç konusuna. Eskiler aslında bu yöntemi yüzlerce yıl kullanmışlar. Güneş battıktan sonra artık yeme ve içme, işte bu kadar basit.

Kısaca karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral dengesini tutturduğunuzda iş tamam.

Sağlıklı hayat bir kültür haline gelmeli! Çözüm yasaklarda değil, dengede! KURU FASULYE PİLAKİSİ

MALZEMELER
>>>> 500 g kuru fasulye
>>> 1 adet büyük soğan
>>> 1 baş sarımsak
>> 2 adet orta boy havuç
>>> 1 adet orta boy kereviz
>> 8 çorba kaşığı sızma zeytinyağı
>> 1 tatlı kaşığı tozşeker
>> 2 çorba kaşığı domates püresi
>> 1 su bardağı su
>> Kırmızı pul biber
>> Karabiber, Tuz
>> Yarım demet maydanoz