Lezzet mirası yarınlara taşınacak: Kayseri, geleceğin sofrasını kuruyor
Türkiye'de sıkça rastlanan içi boş ve günübirlik organizasyonların aksine, 4. Kayseri Gastronomi Günleri hak ettiği bilinçli vizyonla sahneye çıktı. Bu yönüyle sıradan etkinliklerden ayrılan festival, şehrin zengin mutfak kültürünü en doğru şekilde ziyaretçilere aktardı.
GASTRONOMİ GELECEĞİNİ DOĞRU KURGULAMAK İÇİN GEÇMİŞİNİ ARAŞTIRAN KENT: KAYSERİ. Diğer bütün kentler gibi Kayseri de binlerce yıl önce olduğu gibi binlerce yıl sonra da üzerinde yaşam kuran insanlarıyla varlığını sürdürecektir. Kayseri; tarihi, coğrafyası, kültürü, efsaneleri ve gelenekleriyle kadim bir İç Anadolu şehridir. Yaylaları, dağları, ovaları, ırmakları, sokakları, camileri, ayazmaları, çeşmeleri, türbeleri, mezarlıkları, hanları, hamamları, çarşıları, kuş evleri, flora ve faunası, edebiyatı ve müziğiyle zengin bir kültürel mirasa sahiptir.
Kayseri, zamansal ve mekânsal boyutlarıyla hem tarihin hem de günümüzün şehridir. Gerçeklik ve efsaneleri, telaş ve sükûneti, kültürel mirasına sahip çıkma ve onu yok etme çabalarını bir arada barındırır. Bu şehir, ona âşık olanların olduğu kadar onun farkına varamayanların da şehridir.
Bütün bu şartlara rağmen Kayseri hâlâ bir çekim merkezidir. İnsanı alıp götüren bir dinginliği, sürekli değişen bir ışığı, kendine özgü bir kokusu ve ruhu vardır. Ayrıca sıra dışı lezzetleriyle de öne çıkar. Bilinen binlerce yıllık tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
Son yüz yıl içinde, diğer bütün şehirlerde olduğu gibi Kayseri'nin kültürel miras dokusunda da tahribatlar yaşanmıştır. Buna rağmen Kayseri, en özel ve heyecan verici sürprizleri barındıran şehirlerden biri. Efsanevi Anka kuşu gibi zamanın yıkımına karşı koymuş, tarih boyunca her defasında kendi küllerinden yeniden doğmuş ve yeniden kurulmuş.
Geçmişten gelen değerleriyle geleceğini arayan efsaneler şehri Kayseri, artık gerçek kimliğini ve potansiyelini fark etmek için önemli adımlardan birini attı.
KÜLTÜRLERİN COĞRAFYASIKayseri'nin kimi zaman dar, kimi zaman çıkmaz sokakları, içine girilmeden barındırdığı güzellikleri kolayca algılanamayan mütevazı mekânlardır. Çift kanatlı, tokmaklı kapılardan girilen sofalar, kendilerine özgü hikâyeler anlatır. Taş mimarideki sıra dışı ustalık, süslemelerin güzelliğinde kendini gösterir. Üstelik bütün bu güzellikler, küçük evlere büyük bir ustalıkla uygulanmıştır. Evlerin mütevazı ama bir o kadar da işlevsel bahçelerinde ise Kayseri mutfak kültürünün özelliklerini yansıtan müştemilatlar bulunur.
Kayseri coğrafyası, geleneklerin ve kültürlerin beşiğidir. Tam da bu noktada şunu belirtmekte yarar vardır: Gelecek ancak derin tarihsel ve kültürel katmanları anlamakla ve insanın biriktirdiği tecrübeyi korumakla güvence altına alınabilir. Kadim kültürler, emanet ile emniyet arasındaki bağı görebilmiş ve bu bağı koruyabilmiş kültürlerdir. Kayseri de bu kültürlerin coğrafyasıdır.
Diğer taraftan Kayseri, teknoloji ve moderniteyi yok saymadan tabiatı işlemenin de bir kültür olduğunu vurgular. Kendi topraklarının, bu kültürün önemli coğrafyalarından biri olduğunu ifade eder. Zengin kültürel mirası, kalıtsal biyoçeşitliliği ve gıda üretim-tüketim zincirlerindeki derin deneyimi sayesinde Kayseri, geçmişte olduğu gibi gelecekte de önemli bir aktör olacaktır.
Kente inanmak, kişinin kentten bir şekilde yararlanacağına inanması anlamına gelir. Kentin ne ifade ettiği kişiden kişiye değişse de güçlü bir marka hâline gelmiş bir kent, hemen hemen herkeste aynı algıyı oluşturur. Kentler birbirleriyle yarışır çünkü her biri yatırımları, turizmi ve benzeri fırsatları kendi bünyesine çekmek ister.
Ancak kentsel gelişimin tamamlanması, bir kenti markalaştırmak için tek başına yeterli değildir. Aynı şekilde kentsel gelişim, markalaşmanın bütün gerekliliklerini de karşılamaz. Bu süreçte uygulanabilirlik büyük önem taşır. Önemli düşünceleri ve soyut değerleri hedefleriz ancak bunları hayata geçiremezsek fazla yol alamayız. Bu sebeple net ve somut gerçekleri değerlendirmeliyiz.
Ziya Paşa'nın dediği gibi, "Terazinin kaldıramayacağı sıkletleri yüklenince ya altında kalıyoruz ya da dışında."
Koruma kelimesi kulağa hoş gelir. Ancak korurken ekonomik beklentilerimizi nasıl karşılayacağımız sorusuna da cevap vermemiz gerekir.
Özetle Kayseri'nin hamuru bilinçli olarak epeyce yoğrulmuştur. Hamuru fazla ekşitmeden fırına sürmenin zamanı gelmişti. Şimdi ileriye doğru adım atma vakti.
Ve biz, 4. Kayseri Gastronomi Günlerinde bu arayışa ve çabaya tanık olduk. Bölgenin turizm ve kültür zenginliği, bunların orijinalliğidir. Bu zenginlikler doğru tanıtıldığında çok önemli bir ekonomik girdi sağlayacaktır. Kayseri'de gastronomi penceresinden bütün bunlar konuşuldu ve tartışıldı.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, problemleri takip eden ve çözüm üreten bir yönetime sahip olduğunu gösterdi. Unutmamalıyız ki değişim, her şeyden önce zihniyet değişikliğiyle başlar ve zamanla olgunlaşır. Bu süreçte en önemli adımlardan biri, neleri ne ölçüde yapabildiğimizi doğru belirlemektir.
Lezzet mirası yarınlara taşınacak: Kayseri, geleceğin sofrasını kuruyor GÖZ, EN İYİ TANIKTIRKayseri, gastronomi açısından henüz az işlenmiş bölgelerden biridir. Bu durum, bir açıdan fırsata dönüştürülebilir. Bir strateji oluşturmak istiyorsanız, öncelikle hedeflerinize uygun işlevler belirlemelisiniz. Şehir dostlarını sürekli bilgilendirmek gerekir. Ancak bu şekilde bütün bileşenlere ulaşılabilir. Göz, en iyi tanıktır. Yaptıklarınızı herkesin görebildiği ölçüde iyi bir örnek oluşturabilirsiniz.
4. Kayseri Gastronomi Günleri, belirli bir strateji doğrultusunda hazırlanmış ve gerçekten göz dolduran bir etkinlikti. Ülkemizde sıkça, hatta büyük ölçüde karşılaştığımız içi boş ve anlam taşımayan etkinliklerden oldukça uzaktı. Bilinçli bir içerik ve program hazırlanmıştı. Şehrin gastronomisine ve gastronomiyi besleyen hemen her konuya dokunuldu.
Lezzet mirası yarınlara taşınacak: Kayseri, geleceğin sofrasını kuruyorÖzellikle gastronomiyi yalnızca yemek ve şef sunumlarıyla sınırlamayan yaklaşım dikkati çekiciydi. "Hafızadan Geleceğe: Bir Mutfak Nasıl Yaşar" ve "Lezzetten Değere: Gastronominin Yeni Ekonomisi" başlıklı panellerde pek çok konu ele alındı. Bu konular arasında mutfak mirasının korunması, ustalığın yeni kuşaklara aktarılması, yerel üretim ve gastronominin şehir ekonomisine katkısı yer aldı. Gelenek ile geleceği aynı zeminde buluşturma çabası, etkinliğin en belirgin özelliklerinden biriydi.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, önceliklerini kaybetmeden ve imkânları doğrultusunda varlık sebebini ortaya koymuş. Bu amaç ve bu başlangıç oldukça somut olarak gösterildi. Aslında her belediyenin, ne istediğini bilen ve bu hedef doğrultusunda yapılanmış bir yönetime ihtiyacı var. Kayseri'de bunu gördük, bu eli hissettik.
Gastronomi alanında deneyimli kişiler, dünyadaki trendlerin farkında olarak bu etkinliği gerçekleştirdi. Dünya küreselleşmeye doğru ilerliyor. Bu süreçte toplumun neyi benimseyeceğini ve nasıl algılayacağı çok iyi hesaplanmalı.
Gastronomi alanındaki başarı, aynı zamanda bir heyecan meselesi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'ın önderliğinde gerçekleştirilen 4. Kayseri Gastronomi Günleri, bu heyecanı açıkça ortaya koydu. Emeği geçen herkesi yürekten alkışlıyorum.
Lezzet mirası yarınlara taşınacak: Kayseri, geleceğin sofrasını kuruyor KAYSERİ KETESİMALZEMELER
>> 2 su bardağı süt
>> 1 su bardağı su
>> Yarım su bardağı sıvı yağ
>> 3 tatlı kaşığı şeker
>> 2 silme tatlı kaşığı tuz
>> 1 paket kuru maya
>> Aldığı kadar un

5