Anadolu mutfağı, sadece yemek değil; kültür, hayat ve köklü bir gelenektir. Her bölgesi kendine
has lezzetler ve hikâyeler taşır. Herkesi moda akımların ötesinde, bu toprağın insanı ve emeğiyle yoğrulan mutfağı doğru anlamaya davet ediyorum.
Mutfak kültürü, Anadolu insanı için çok şey ifade eder. Azla yetinip çok şey ortaya koymayı başaran kadınlarıyla, hırçın doğaya ve zorlu coğrafyaya boyun eğmeyen erkekleriyle, hayranlık uyandıran ve sevilen bir mutfak ortaya koymuşlar.SAĞLIK MUTFAKTAAnadolu bereketli toprakların üstünde; binlerce yıldır yaşamış görkemli devletlerin, imparatorlukların kalıcı şahidi. Bir yanında Karadeniz, diğer yanında Marmara ve Ege Denizi'ne uzanan kıyılarıyla ilginç bir konumda yer alan Trakya; çeşit çeşit yabani otları, verimli topraklarında yapılan tarım ve hayvancılıkla gelişmiş geleneksel mutfağıyla Ege Kültürü; iklimi, coğrafi yapısı, flora ve faunası yanında köklü geçmişi ile geleneksel Anadolu mutfağının önemli bölümlerinden birisi AKDENİZ. Akdeniz'in yöresel bazdaki geleneksel mutfağı orijinal yapısı, lezzet ve çeşitliliğinin yanı sıra günümüzde toplumların sağlıklı beslenmesine verdiği katkı payıyla ölçülür hâle gelmiştir. Bu yönüyle geleneksel Akdeniz beslenme biçimi bugün tüm dünyanın kabul ettiği bir beslenme şeklidir. Özellikle buğday olmak üzere, zeytinyağı, sebze-meyve, su ürünleri, baharatlara dayanan sağlıklı mutfağın dünyadaki karşılığı.BİNBİR HAZİNE SAKLIÜlkemizin tahıl ambarı, ülkemizin her köşesine göç veren, kültürünü transfer eden bozkır kültürünün yurdu. Hazreti Mevlâna, Yunus Emre, tabii ki şiirler, deyişler ve lezzetlerin diyarı İÇ ANADOLU. Bölgenin mutfak kültürünün ilginç ve iddialı örnekleridir. İklimi sert ve soğuk, sert yüzlerin arkasındaki sıcak ve samimi insanlarıyla binlerce yıllık tarihî derinliğin meydana getirdiği bu bölgede, mutfağın temelinde et ve buğday yer alıyor. Hayvansal ürünlerde başrol peynir. Emin olun sadece peynir çeşitleri için ayrı bir kitap lazım.Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu,coğrafi olarak birbirine yakın olsa da mutfak kültürleri açısından belirgin farklılıklar taşır. Kebapların hâkim olduğu Diyarbakır, Gaziantep ve Şanlıurfa gibi şehirlerle Güneydoğu mutfağı;karşısında bulgur ve hamur işleriyle öne çıkan Malatya, Elâzığ, Van ve Kars gibi şehirlerle Doğu Anadolu mutfağı çok farklı bir yapı sergiler.Ve elbette KaradenizDoğusu ve batısıyla şaşırtan, keyiflendiren, heyecanlandıran sıra dışı lezzetleriyle hayranlık uyandırır. Her şehri aynı mutfak karakterine sahipmiş gibi benzer görünse de her biri kendi içinde devleşen derinliğe, bilgi, görgü ve mutfak karakteriyle öne çıkar.Anadolu coğrafyasının anlatacak daha çok şeyi var.Ama açıkçası, bence asıl olan: doğru anlamak Ve anlamanın gereğini yapmak. İşte o zaman, belki her şey değişebilir.ERZURUM KETESİMALZEMELERHamur için;2 su bardağı süt2 yumurtaYarım su bardağı tereyağıYarım su bardağı sıvı yağYarım paket
yaş maya1 tatlı kaşığı tuz1 tatlı kaşığı şekerAldığı kadar unHarcı için;125 g tereyağı2 su bardağı unYufkalara sürmek için;Eritilmiş tereyağı1 su bardağı sıvı yağHAZIRLANIŞIEritilen tereyağına un ilave edilir. Kısık ateşte karıştırılarak kavrulur ve soğumaya bırakılır. Ilıtılmış sütte maya eritilir. Yumurta sarıları ile un hariç diğer malzemeler buluşturularak çırpılır. Unu da kontrollü eklenerek yumuşak kıvamlı bir hamur elde edilir. 15 dakika yoğurulan hamur cevizden büyük bezelere ayrılır. Üzerlerine nemli bir bez örtülerek 20 dakika dinlendirilir. Eritilmiş tereyağı ve sıvı yağ kaynatılır. Unlanan hamur yuvarlak şekilde açılır. Önce tereyağı sürülür. Sonra kavrulmuş undan yapılan iç koyularak hamur zarf şeklinde kapatılır. Üzerlerine; içine birkaç damla sıvı yağ konulup çırpılmış yumurta sarıları sürülür. 200 derece ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar kontrollü pişirilir. Sıcak veya soğuk servis tüketilebilir. Arzuya göre gül şeklinde de yapılabilir.EGE USULÜ ENGİNARMALZEMELERYarım çay bardağı zeytinyağı1 kuru soğan4 yemek
kaşığı pirinç

132