Saadet Türkiye Divanı'ndan farklı notlar!..

Saadet Partisi'nin Ankara mitingi, Millî Görüş'ün 'kilometre taşı' olarak sunulurken, bu taşlar gerçekten yolu aydınlatıyor mu yoksa nostalji duvarı mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Saadet Partisi'nin 2026 mitingini Millî Görüş hareketinin tarihsel başarılarıyla bağlantılandırıp, hareketi bir marka olarak konumlandırmaya çalışıyor. 1980 Konya Kudüs Mitingi'nden başlayarak 'efsane adımlar' sayarak yazı geçmiş glorifikasyonuyla geleceğe ilişkin iyimserlik inşa ediyor. Ancak bu nostaljik anlatı, Millî Görüş'ün günümüzdeki siyasi etkisinin gerçek değerlendirmesini yapıyor mu?

Soğuk ve yağışlı bir Ankara günü...
Gökyüzü, şehrin genel imajına uygun; lacivert bulutlarla kaplı...
Türkiye'nin hatta dünyanın farklı köşelerinden başkent Ankara'ya, "Saadet Partisi Türkiye Divanı"na akın akın gelen Millî Görüşçüler... Muhteşem bir kalabalık...
Yine o bildik heyecan... Yine o tanıdık coşku...
Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan'ın etkili mesajlarını Millî Gazete sayfalarında okudunuz... Şu kadarını ifade edeyim; Mahmut Arıkan'a çok büyük bir ilgi ve alaka vardı... Genel Başkan, izdiham sebebiyle dakikalarca salona giremedi. Salona girmeden önce dışarda kalan Saadetlilere hitap etti... Arıkan'ın ifadesiyle Millî Görüşçüler "sular seller gibi" Ankara'ya aktı..
***
Salondan ve salon dışından bazı izlenimlerimi aktarmak istiyorum;
Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca'mızın o sesi kulaklarımızda;
* "Ey yürekleri dağlar kadar büyük, azimleri kayalar kadar sağlam Millî Görüşçüler, Saadet Partililer! Ne olursa olsun gelecekten asla ümit kesilmeyecektir. Tarihe bakın, inancınıza sarılın. Zulüm ebedî olmaz. Kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır..."
Salonun ve salon dışındaki muhteşem kalabalıktan bu cümleleri tekrar tekrar dinledim...
Yine tüm Millî Görüş programlarında olduğu gibi o disiplin ve nizam intizam...
Elbette tüm programlarda olduğu gibi salon girişinde farklı stantlarda satışa sunulan Millî Görüş'e ait farklı malzemeler, enstrümanlar...
Salonda dolaşırken konuştuğum, selamlaştığım Millî Görüşçülerde geleceğe dair hep umut gördüm, ışık gördüm, inşa gördüm, yapıcı cümleler dinledim...
- "Karamsarlık yok, bu devlet bizim, bu ülke bizim, bu çocuklar bizim ve geleceğimizin teminatı, çocuklarımıza her zamankinden daha fazla sahip çıkmamız lazım. Havuz Sistemi'ni nasıl kurduysak... D-8'i nasıl oluşturduysak... Emekliye, işçiye, memura nasıl hakkını verdiysek... Esnafın, iş adamının, tüccarın, çiftçinin önündeki takozları nasıl kaldırdıysak... Bunları yine yapacağız..." söylemlerini not aldım...
***
Salondaki döviz ve pankartlardan bazılarını sizlerle paylaşayım;
- Yeni Bir Dünya İçin Bütün Gücümüzle...
- Yeniden Büyük Türkiye İçin Bütün Gücümüzle...
- Türkiye İçin Bütün Gücümüzle...
- Türkiye'ye Başkan Mahmut Arıkan...
***
1960'lı yılların sonundan günümüze kadar baktığımızda Millî Görüş Hareketi'ni Millî Görüş Hareketi yapan kilometre taşları vardır;
Çok konuşulan, hâlâ konuşulan, konuşulmaya devam eden, çok ses getiren, dosta güven düşmana korku salan, Siyonistleri tir tir titreten, İslam düşmanlarını hizaya çeken, sadece Müslümanlar için değil tüm insanlık için nizam, selamet, refah, fazilet, saadet getiren kilometre taşlarıdır bunlar...
Saadet Partisi tarafından 19 Nisan 2026, Pazar günü başkent Ankara'da gerçekleştirilen Türkiye Divanı Programı çok farklı açılardan bakıldığında Millî Görüş'ün kilometre taşlarından birisiydi...
MİLLÎ GÖRÜŞ'ÜN KİLOMETRE TAŞLARINDAN BİRİSİ: KONYA BÜYÜK KUDÜS MİTİNGİ!
46 sene önceydi...
Bir sonbahar günü...
Ama Milli Görüş Hareketi'nin bahar günlerinden biri...
O tarih 6 Eylül 1980...
6 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirilen Konya Büyük Kudüs Mitingi hâlâ konuşuluyor!
Kimse Siyonistlerin Kudüs'e yaptıkları karşısında sesini çıkaramazken Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca'nın önderliğinde Konya'da gerçekleştirilen Büyük Kudüs Mitingi ümmetin sesi olmuştu.
Aradan 46 sene geçti, Konya Büyük Kudüs Mitingi hâlâ konuşuluyor!
Tarihte kırılma anları vardır...
Bu kırılma anlarından birisi hiç kuşkusuz 6 Eylül 1980 tarihidir.
Ne olmuştu, 6 Eylül 1980'de
Üç milletvekilinin seçileceği kadar büyük bir oyla Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı Parlamento'ya gönderen Konya'da o gün farklı bir heyecan ve coşku vardır!
Süleyman Demirel'in başbakanlığındaki hükümet 2 Temmuz'da güvenoyu aldı.
23 Temmuz 1980'de Siyonist İsrail, Kudüs'ü İsrail'in ebedi başkenti olarak ilan etti.
30 Temmuz 1980 tarihinde Siyonist İsrail kabinesi Knesset, Kudüs'ün başkent oluşunu onayladı.
Bu gelişme üzerine, 28 Ağustos 1980'de Türkiye tepki olarak Kudüs'teki başkonsolosluğunu kapattı.
İsrail'le diplomatik ilişkiler maslahatgüzarlık seviyesine indirildi.
Türkiye Cumhuriyeti, İsrail'in bu kararına tepkisini bu şekilde ortaya koydu.
***
Ancak Siyonist İsrail'e en ciddi siyasi tepki ve tavır o dönem TBMM'de 22 milletvekili ile temsil edilen Millî Selamet Partisi (MSP) Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'dan geldi.