Buca'nın üzüm bağları

Yedi sekiz yaşlarımı nenemin yanında geçirdim. Ona biraz uzakta olan çeşmeden suyunu ben taşırdım. O da onlarca türden oluşan üzün bağına götürürdü. O zaman öğrenmiştim üzümün kendine özgü bir tadının olduğunu. Yalnızca o da değil, aile parçalanmasından dolayı okuldan yoksun kalan benim ilk öğretmenim nenem olmuştu, neler anlatmazdı neler... Ondan sonra yaşamımın her evresinde, nereye gitsem beni önce üzüm bağları karşılardı.

İlkokula ancak 14 yaşında üçüncü sınıftan başlattılar. 1950 yılında Diyarbakır'ın Dicle ilçesinin güneyindeki Dicle Köy Enstitüsü'ne başladığımda da beni önceki öğrencilerin emekleriyle ürettikleri adam boyunu aşan buğday tarlaları, tadını yaşamım boyunca unutamadığım kayısı ağaçları karşılamıştı. Enstitüye girdiğim ilk günde de tarım öğretmeni üzüm bağlarını anlatmıştı.

GELEYİM GÜNÜMÜZE...

Buca'nın binlerce yıllık simgesi olan üzüm bağları, geleceğin ziraat mühendisleri için eğitim yuvasına dönüştü. Belediye başkanı mimar Görkem Duman, "Buca'nın bağlarında geleceğin ziraat mühendislerinin yetiştiğini görmek bizi çok mutlu ediyor" diye açıyor sözü.

Buca Belediyesi'ne ait üzüm bağı, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencilerine uygulamalı eğitim alanı oldu. Kaynaklar bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazide düzenlenen eğitim programında Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ege Kacar, geleceğin ziraat mühendisleriyle bir araya gelerek saha tecrübelerini paylaştı. Eğitim kapsamında öğrenciler, farklı üzüm cinslerinde doğru budama tekniklerini ve yeni asmalar yetiştirmek için kritik öneme sahip olan çelik alma yöntemlerini sahada uygulama fırsatı buldu.

AIK HAVA OKULU

Üzüm bağını bir açık hava okuluna dönüştürdüklerini ifade eden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, "Bizim için üzüm bağı sadece bir tarım alanı değil, bu kentin kimliği, hafızası ve en büyük kültürel mirasıdır. Ege Üniversitesi'nin pırıl pırıl gençlerini bağlarımızda ağırlarken aslında bir miras devir teslimi gerçekleştirmiş oluyoruz.

Bilimin ışığında yapılan bu uygulamalı eğitimler, Buca'nın tarımsal kültürünü yeni nesillere aktarmanın en somut yollarından biri. Genç ziraat mühendisi adaylarımız asmaya dokunarak, budamayı yerinde öğrenerek ve çelik alarak bu kültürün birer parçası haline gelecekler. Dr.