Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin huzûruna, bir gün zamânın Sultânı gelerek;
"Efendim, bana bir nasîhat ediniz ki, dünyâdan soğuyayım" dedi.
Büyük velî;
"Dünyânın zevki üç şeydir ki, bunlar; yemek, giyinmek ve mâlûm münâsebettir" buyurdu.
Ve ilâve etti:
"Yiyeceklerin en lezzetlisi baldır. Onu îmal eden de bir küçücük arıdır. İnsan istese, kolayca öldürebilir... Giyeceklerin en iyisiyse ipektir ki, bunu da bir ufacık böcek îmal etmektedir. Bu da öyle zayıf ve âcizdir ki, bir gök gürültüsüyle ölür... Üçüncüsü, bir anlık zevktir. Bu üç şeyin de kalbini bağlayacak nesi vardır"
Sonra çantasını açtı.
Bir inci çıkardı...
Parıltısından oda aydınlandı.
Sultânın çok hoşuna gitti bu inci.
İzin isteyip avcuna almak istedi.
Büyük velî; "buyurun" dedi.
Ve uzattı inciyi Sultâna.
Ancak inci, o velînin elinden çıkar çıkmaz, âdi bir taş oluverdi Sultânın avucunda.

4