Ahmet Mekkî Efendi "rahmetullahi aleyh" hazretleri çok mütevâzı idi.
Bizim gibileri adam yerin koyar, evimize gelir, bizimle yerdi.
Bir gün evimize geldi.
Babası Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinin vefâtını şöyle anlattı:
Babamın son günleriydi.
Yeğeni Fâruk Işık Bey'in evinde, yer yatağı sermiştik.
Misâfirler, kenardaki sandalyelerde otururdu.
Ama Hilmi Efendi gelince, onu yanına oturtur ve kendisine; "Senin yerin hep burası" derdi.
Dikkat ederdim.
Elini sıktırırdı Ona.
Biraz gevşetseydi;
"Sık!.." derdi yine.
Öyle zannediyorum ki, o günlerde babam, kalbinde ne varsa, hepsini onun kalbine akıttı.
Vefât edince, o evden dâmâdı İbrâhîm Bey'in Keçiören'deki evine götürüp bahçede gaslettik.
Ve Bağlum'a götürdük.
Namâzı kılındı.
Sonra kabre koydular.
Oranın imâmı bana;
"Haydi in de, babanın başındaki sargıyı aç, sünnettir" dedi.

17