Hanbelî mezhebinin imâmı olan Ahmed bin Hanbel hazretleri, Abdullah bin Mübârek hazretleriyle görüşmeyi çok arzu ediyordu.
Bir gün kapısı çalındı.
Oğlu koşup açtı.
Ve şaşırıp kaldı!
Zîrâ çok sevinmişti...
Hemen geri koştu.
Ve büyük sevinç içinde babasına gelip; "Babacığım! Abdullah bin Mübârek gelmiş. Sizinle görüşmek istiyor!" diye müjde verdi.
Ama İmâm-ı Ahmed;
"İçeri alma!" dedi.
Çocuk çok şaşırıp;
"Babacığım, hani senelerdir onun hasretiyle yanıyordunuz, şimdi kapınıza gelmiş, içeri almıyorsunuz, hikmeti nedir" dedi.
Ahmed bin Hanbel;
"Evet haklısın" dedi.
Ve ardından;
"Ama korkarım ki, onu gördükten sonra ayrılığına dayanamam! Onun kokusu için bir ömür harcadım. Onu ben, hiç ayrılmak olmayan yerde görmek isterim"

9