Yazı, İslam'ın dünya lezzetlerini tamamen yasaklamadığını, aksine aşırılığa ve zararlı kullanıma karşı çıktığını Muhammed bin Sükâ örneğiyle gösterir. Bu iddiayı, mümin kardeşleri sevindirmenin ve ikram etmenin en yüce ameller olduğu fikriyle destekler. Ancak bu denli idealize edilmiş bir yaşam biçimi, bugünün tüketim kültüründe gerçekçi ölçütler sunar mı?
Muhammed bin Sükâ hazretleri; Tâbiîn'den olup çok ibâdet etmesi, dünyâya düşkün olmaması ve cömertliğiyle tanınmıştı.
Allah'tan korkardı!
Ve çok da ağlardı!
Muhammed bin Münkedir;
"Yâ İbni Sükâ! Sana en hoş gelen amel hangisidir" diye sordu.
Cevâbında;
"Mümin kardeşlerimi sevindirmektir" dedi.
Ardından sordu:
"Ondan sonra nedir"
Cevâbında;
"Mümin kardeşlerime ikrâm etmektir" buyurdu.
● ● ●
Bâzıları da, bu zâta;
"İslâmiyet, dünyâ zevklerini yasaklıyor mu" diye sordular.
Cevâbında;
"Hayır, dînimiz dünyâ lezzetlerini yasaklamıyor. Bunların, hayvanlar gibi azgın, taşkın şekilde, zararlı olarak kullanılmasını yasaklıyor"

24