Her görüştüğü kimseden duâ isteyen zat...

Türkistan'ın en büyük velîlerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin kabr-i şerîfi Semerkant'tadır.

Gençliğinde her görüştüğü kimseden duâ isterdi.

Kim olursa olsun...

Bunu âdet etmişti kendisine.

Bir gün buğday satın alır bir köylüden.

Parasını ödeyip ayrılır.

Ancak üç gün sonra ayılır.

Kendi kendine;

"Eyvâh!.. Ben o köylüden duâ istemedim. Belki de saadetim onun duâsındaydı" der.

Ve geri döner.

O köye varır.

Ve çalar köylünün kapısını.

Köylü, karşısında onu görünce telâşlanır birden!

Ve sorar merakla;

"Hayrola arkadaş, niye geldin, yoksa çürük mü çıktı buğdaylar"

Mübârek zât sâkindir;

"Hayır hayır! Buğdayda mesele yok. Ben bir şeyi unutmuşum da."

"Hayrola, neyi unuttun"

"Duâ istemeyi."

"Duâ mı, ne duâsı"

"Ben, görüştüğüm herkesten duâ isterim. Bu, benim âdetim. Senden istemeyi unutmuşum."