"Gençlerin ibâdeti daha kıymetlidir"
Mansur bin Mu'temir'in öğretileri: Dünya sevgisi günah olmasa da cehenneme götürebilir, ahlak bulaşıcı bir hastalık gibi, gençlerin ibadeti yaşlılarınkinden kat kat değerli—peki, bu düşünceler günümüzün spiritüel krizini çözer mi?
Yazar, tarihi bir İslam aliminin öğretileri aracılığıyla ahlak, nefis ve gençlikte ibadetin değerine dair derinlemesine bir felsefe sunuyor. Bu fikirler, günümüzün materyalizmle boğuşan ve toplumsal değerlerin zayıfladığını gören okuyuculara rehberlik etmesi için seçilmiştir. Ahlakın "bulaşıcılığı" ve genç neslin direnci, iyi yaşamın ne demek olduğunu yeniden tanımlamaya çağırsa da, bu antik kıstaslara modern toplumlarda gerçekten uyulabilir mi?
Mansur bin Mu'temir hazretleri, Tâbiîn'den olup, hadîs ve fıkıh âlimlerindendir.
Irak hükümdârı Yûsüf bin Ömer, bu zâta Kûfe kadılığını teklîf etti kendisine.
O kabûl etmedi.
Tekrar teklîf etti.
O, yine reddetti.
Ne kadar ısrâr ettiyse de kabûl etmedi.
Sonunda;
"Kabûl etmezsen seni hapsederim" dedi.
Kabûl etmedi.
Ve hapse girdi...
● ● ●
Bu zât sohbetlerinde;
"Hiç günâhımız olmasa, ama kalbimizde dünyâ sevgisi olsa, bu günah, Cehenneme atılmamıza kâfi gelir" buyururdu.
● ● ●
Bir gün de sevdikleri;
"İyi huylu olmak için bize ne tavsiye edersiniz efendim" dediler.
Cevâbında;
"İyi huylu olmak için, iyi huylu kişilerle arkadaşlık etmelidir. Çünkü insanın ahlâkı, arkadaşının huyu gibi olur. Ahlâk, hastalık gibi sârî, yâni bulaşıcıdır"

7