Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri çocukken, akranları gibi sokaklarda oynamıyordu.
Arkadaşları sordu:
"Sen niçin oynamıyorsun"
Cevâbında;
"Biz bu dünyâya oyun için gelmedik ki" dedi.
Gençliğinde Hire'ye gitmişti.
Orada, "Yâkub-i Çerhî" adını işitti birinden.
Görmeden sevdi onu.
O sevgiyle yandı, tutuştu.
Ve görmek için çıktı evden...
Huzûruna girince, Onu çok sevdi.
Ondan çok iltifat gördü.
Kalbinden; "İşte aradığım zât" dedi.
Yâkub-i Çerhî hazretleri de onu çok sevdi.
Ve fark etti kalbindeki cevheri.
Ona, Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinden bahsedip;
"İşte yolumuzun rehberi bu zâttır" dedi.
Ve elini uzatıp buyurdu ki:
"Kalk, benimle müsâfaha et!"

22