"Duâlarımızın kabul olmasının şartları vardır"

Din bilginleri neden tövbe etmeyenlere azap layık derken, bilenle bilmeyeni aynı cevapta saymıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Muhammed bin Sükâ'nın öğretilerine dayanarak din bilgisinin ve vicdani sorumluluğun ilişkisini irdeliyor. İlim sahibi olmanın, duaların kabulü için şart koşulan inançsal doğruluk ve ahlaki davranışla birlikte gelmesi gerektiğini savunuyor. Peki bir kimsenin cezaya layık olması için, sadece eylemi değil de cezanın sorumluluğunu da bilmesi gerekli midir?

Muhammed bin Sükâ hazretlerine, bir gün kendi yeğeni bir suâl sordu.

Cevâbını beklerken bu velî ağlamaya başladı!

Yeğeni şaşırdı tabii!

Sordu hemen:

"Amcacığım, niçin ağlıyorsunuz"

Cevâbında;

"Ey kardeşimin oğlu! Bu mühim mevzûyu, sana bugüne kadar niçin öğretmediğime üzülüp ağlıyorum" dedi.

● ● ●

Yine bir sohbetinde;

"Allahü teâlâ, müstahak olmayan hiçbir kimseye azap yapmaz. Azap yaptığı kimseler, muhakkak o cezâya lâyıktır" buyurdu.

"Nasıl" dediler.

Onlara cevâben;

"Bir kimse Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymaz, uymadığına pişmân olmaz, üzülmez, aldırmaz, tövbe dahî etmezse, bu kimse, bu azâba nasıl müstahak olmasın"