"Ben, Allah rızası için veriyorum!"

Hayırseverlik yaptığını söyleyen biri, niyeti değiştirse sonuç da değişir mi, yoksa pervasız verilen para da bereketli olur mu?

Abdüllatif Uyan
03.04.2026
100
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, iyi niyetle yapılan hayırseverliğin, kötü niyetle yapılandan fark etmesi gerektiğini ileri sürer. Bu argümanı tarihi bir anekdotla destekler ve niyet kavramının dini hayırlı işlerdeki merkezi rolünü vurgular. Ancak, iyi niyet olmayan bir hayırseverliğin fakir insanlar açısından pratik değerinin olup olmadığı sorusu açık kalıyor.

Mısır'da yetişen meşhûr fıkıh âlimlerinden Hayve bin Şüreyh hazretleri, Allah dostlarından bir mübârek zâttır.

Eline, zenginlerin ihsânı olarak çok altın ve gümüş geçerdi.

Ama harcamazdı.

Fakîrlere verirdi.

Hattâ eline geçtiği andan itibâren evine gelinceye kadar, yolda hepsini dağıtır, evine geldiğinde onların hepsini yatağının altında bulurdu.

● ● ●

Bir akrabâsı vardı.

O, buna vâkıf oldu.

Ve kendi kendine;

"Ben de onun gibi yapıp, paraları fakîrlere dağıtsam, eve geldiğimde onları yatağımın altında bulur muyum" diye düşündü...

Onun gibi yaptı...

Paraları dağıttı.

Ama eve gelince, yatağın altında bir şey göremedi.

Çok üzüldü.

Morali bozuldu.