Terörsüz Türkiye'den Mekke İttifakı'na

• Yüce Yaratıcı, "Müminler ancak kardeştirler" buyurmuş ve peşinden şunu emretmiştir: "Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah'a itaatsizlikten sakının ki rahmetine kavuşasınız." (Hucurat, 49/10).

• Kur'ân-ı Kerim, Müslümanlara şu ilahi talimatı hatırlatmıştır: "Allah'a ve Resul'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin! Sonra gevşersiniz ve rüzgârınız (gücünüz, devletiniz) gider..." (Enfâl, 8/46)

• Yine Kur'ân, iman edenlere şöyle buyurur: "(Ey mü'minler!) Hepiniz birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın size olan şu nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşmandınız; derken Allah kalplerinizi kaynaştırdı da O'nun bu nimeti sayesinde kardeşler oldunuz." (Âl-i İmrân, 3/103)

Bu bilgilerden hareketle deriz ki: Bizler Türk-Kürt-Arap vb. farklı kavim veya ulus isimlerimizle ve farklı renklerimizle tanışır, farklı dillerimizle konuşuruz; ama bunları bir üstünlük unsuru olarak görmeyiz. Din olarak İslam'ı seçtiğimiz için de "Müslümanlar" ismini alırız. "Millet" kelimesi, 'din, inanç, ilahi hükümler, şeriat, ümmet' manalarına geldiği için Müslümanlara "İslâm Milleti" de denilir. Millet, 'dinin hayat bulmasıdır'; bir dine dayalı hayat tarzıdır. "Sen onların milletine (dinine) tabi olmadıkça, Yahudiler ve Hıristiyanlar senden asla hoşnut olmazlar." (Bakara, 2/120) ayeti bu tanımlamayı berraklaştırır. "Ümmet" ise, aynı yer ve zamanda aynı dine bağlı insanların oluşturduğu topluluk anlamında Kur'an'da sık geçer. İslâm Ümmeti