Yazı, medya araçlarının şeytan tarafından kullanılan bir araç olarak insanları yanlış yola sürüklediğini iddia ediyor ve bunu Kur'ani ayetler üzerinden açıklıyor. Yazar, medyanın provokasyon ve kuruntu yaratma işlevine karşı dua ve namaz gibi manevi pratikleri çözüm olarak sunuyor. Ancak medyanın tek başına bu güce sahip olup olmadığını, yoksa insanların kendi yargı ve tercih kabiliyetlerine ne ölçüde sahip olduğunu sorgulamaz mı?
Aynı ayette geçen "istifzaz" eylemi, lügatte, 'kışkırtmak, provoke etmek, harekete geçirmek, ayaklandırmak ve ayartmak'anlamlarına gelmektedir. "İclâb" ise 'zor kullanarak ya da yaygara kopararak denetim altına almak ve ele geçirmek"demektir (El-Müfredât).
Bu yorum ve açıklamalar, şeytanın gizli faaliyetlerini, özellikle de medyatik yüzünü ve gücünü anlamamıza yardımcı olmaktadır. Ancak şeytan, "medya silahını" sadece provokasyon, kışkırtma, ayartma, kandırma ya da aldatma amacıyla kullanmaz. Hatta şeytanın yegâne silahı medya vasıtaları değildir; o, insanları "doğru yol"dan alıkoymak için akla ve hayale dahi gelmeyecek her türlü yöntemi ve aracı kullanmakta ve adeta bin bir surata ve kılığa girmektedir. M. Esed, Kur'an Mesajı'nda, Araf/17'deki "onlara önlerinden/ellerinin arasından ve arkalarından sokulacağım" ifadesine "hem açıktan açığa hem de akıllarının ermediği yol ve yöntemlerle" mealini verir. Ayrıca şu açıklamayı da ekler: "Sağlarından ve sollarından" ifadesi de 'her yönden ve mümkün olan her vesileyle, her vasıtayla' anlamına gelir."
Keza bu ayette sözü edilen Şeytanın "önden" sokulması, "ahiret hayatı konusunda şüpheye düşürmesi veya gelecek endişesine sevk etmesi" olarak; "arkadan" sokulması, "dünyevî arzuları süsleyip hoş göstermesi" şeklinde; "sağdan" sokulması, "dostça, arkadaşça ya da kibir ve riya aşılayarak", "soldan" sokulması ise, "düşmanca veya kalplerine isyan duygusu vererek" biçiminde yorumlanmıştır.
"Şeytan onlara vaad eder, onları kuruntulara düşürür; ama şeytanın vaadi bir aldanıştan başka bir şey değildir." (Nisa/120) Günümüzde bu işlevleri "şeytanın sesi/görüntüsü" konumundaki medya araçları yapmakta; kuruntu ve fantazyalar oluşturarak fahşa, münker ve haramları altın tas içinde sunmaktır.

4