Dünyaları feth eyleyen ecdâdımız el-hak / Âdil idi hıfz eyler idi Hakk-ı ibâdı
Allâh yoluna ceng edelim şân alalım şân / Kur'ân'da zafer va'd ediyor Hazret-i Yezdân.
Bu anlamlı mehter marşını anlamak için bazı açıklamalarda bulunmaya ihtiyaç var:
"Gâfil ne bilir neşve-i pür-şevk-i vegâyı": (Allah yolunda) Savaşın coşku ve şevk dolu neşesini gafil (ilahî hakikatten / gerçeklikten habersiz olan cahil kişiler) ne bilir!.. Osmanlıcada 'vega" olarak bilinen kelime aslında "veğâ" şeklinde yazılır. Kelime 'savaş, cenk ve kavga, gürültü' anlamlarına gelir; savaş alanındaki kargaşayı, patırtıyı ve çatışma ortamını ifade etmek için kullanılır.
"Meydân-ı celâdetteki envâr-ı sefâyı": kahramanlık meydanındaki (savaş alanındaki) huzur/mutluluk nurlarını, yani gaza eden (savaşan) yiğitlerin, Allah yolunda mücadele ederken aldıkları manevi haz ve huzuru da gafil (bu hakikatler ve güzelliklerden habersiz, cahil kişi) ne bilir! Elbet bilemez, anlayamaz...
"Merdân-ı gazâ aşk ile tekbirler alınca": Gazâ yiğitleri (er meydanında hep bir ağızdan) aşk ile tekbirler alınca ("Allah'u Ekber! Allah'u Ekber!" deyince);
"Titretti yine rûy-i zemîn arş-ı semâyı": (O tekbir sesleri yeryüzünü ve gökyüzünü titretti/titretir.)
"Allâh yoluna cenk edelim şân alalım şân / Kur'ân'da zafer va'd ediyor Hazret-i Yezdân".
Nakarattaki Yezdân, Farsça kökenli bir kelime olup Allah, Yaratıcı ve Cenab-ı Hak anlamına gelir. Allah, Kur'ân'da, kendi yolunda cenk edip savaşanlara, şan ve şerefi geçici dünya çıkarlarında değil sadece Allah'ın dinini yeryüzüne egemen kılmak gibi yüce değerlerde arayanlara zafer vaat etmektedir.
"Farz eyledi Hallâq-ı cihân harb ü cihâdı": Cihanı yaratan, kendi yolunda harp ve cihadı farz kılmıştır.
"Hep cenk ile yükselmede ecdâdımın adı": Atalarımın adı, namı ve şanı hep cenk ile yükselmektedir.
"Dünyâları feth eyleyen ecdâdımız el-hak (gerçekten)"
"Âdil (adaletli) idi, hıfz eyler (korur) idi Hakk-ı ibâdı (kul haklarını)
"Allâh yoluna cenk edelim şân alalım şân / Kur'ân'da zafer va'd ediyor Hazret-i Yezdân".
Bu yüce amaçlar ve duygular ile savaş meydanlarına koşan ecdadımız, İslam ordularını coşturmak için Selçuklular ve özellikle Osmanlılar döneminde "mehter takımı" oluşturmuştur. Farsça'da "daha büyük, en büyük" anlamına gelen

10