Yazı, Moskova'daki bir medya forumunda Rusya-Türkiye ilişkilerinin derinliğini ve stratejik önemini anlatıyor; ekonomik ortaklıklardan turizme, mimari işbirliğine kadar geniş bir spektrumda işbirliğinin geliştiğini gösteriyor. Temel iddia, iki ülke arasında siyasi diyaloglar kadar halk seviyesinde güçlü bağlar olduğudur. Ancak bu resimdeki Rus vurgusu Türkiye'nin bölgesel 'arabuluculuk' rolüne dair yapılan özel değerlendirme, Ankara'nın jeopolitik konumunun Moskova tarafından ne kadar stratejik olarak kullanılmaya çalışıldığını göstermiyor mu?
Rusya'nın başkenti Moskova'dayız. Yer Moskova Devlet Pedagoji Üniversitesi.
50 kişilik bir yuvarlak masa toplantısı. Konu, Rusya-Türkiye ilişkileri.
Oturumu yöneten kişinin ilk başlangıçtaki sorusu ve aldığı yanıt her şeyi özetliyor aslında.
"Türkiye'ye giden var mı"
Bu soruya birkaç kişi dışında herkes el kaldırıyor... Yani salondakilerin büyük çoğunluğu Türkiye'ye gitmiş.
Katılımcılardan birinin de 'Her Rus'un hayatından bir kere de olsa THY geçmiştir' demesi de dikkat çekici.
"Rusya-Türkiye 105 yıl artı" Medya Forumu için Moskova'dayız. Rusya Gazeteciler Birliği'nin davetlisi olarak forma katıldım. Forma Türk-Rus gazeteciler, Rusya'dan bazı yetkililer, Türk Büyükelçiliği'nden bir görevli ve akademisyenlerin de olduğu geniş bir katılım oldu.
Forumda Rusya ile Türkiye arasındaki siyasi diyalogdan ekonomik ortaklığa, turizmden kültürel iş birliğine kadar birçok konu tartışıldı.
Forumda Türkiye'nin bölgede dengeli politika uygulaması ve barışçıl yaklaşımlarından övgü ile bahsedildi.
İki ülke arasındaki ilişkilerde medyanın da önemi vurgulandı.
Putin'in özel temsilcisi
Toplantıların açılış konuşmasını Rusya Devlet Başkanı Putin'in uluslararası kültürel iş birliği ve medya özel temsilcisi Mihail Şvıdkoy yaptı.
İki ülke arasındaki ilişkilerin yoğunluğu üzerinde duran Şvıdkoy, gazetecilerin yayınlarının iki halk arasındaki karşılıklı anlayışın gelişmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Şvıdkoy bu nedenle Türk ve Rus gazeteciler arasındaki iş birliğinin genişletilmesinin önemli bir alan olduğunu söyledi.
Moskova Dış Ekonomik ve Uluslararası İlişkiler Departmanı Başkanı Sergey Çeryomin ise Moskova ile Türkiye arasındaki yakın ve verimli ilişkiler üzerinde konuştu. Gayrimenkul başta olmak üzere onlarca Türk şirketinin Rusya'da faaliyet gösterdiğini belirten Çeryomin, Moskova'daki gökdelenlerin yarısının Türk inşaatçılar tarafından yapıldığını vurguladı. Çeryomin, "İstanbul, büyüklüğü, nüfusu ve gelişim dinamiği bakımından Moskova'ya çok benziyor" dedi.
Moskova'ya Yunus Emre anıtı
Toplantılardan dikkatimi çeken notlar ise şöyle:
■ Moskova'ya Yunus Emre'nin Ankara'ya da Yuri Gagarin'in anıtının dikileceği, bunun da Rusya ile Türkiye arasındaki yakın ilişkilerin bir başka örneği olduğu ifade edildi

3