Burada mühim bir noktaya açıklık getirmek gerekir. Bir Nur Talebesinin herhangi bir kardeşiyle Risale-i Nur hizmetleri hakkında fikir alışverişinde bulunması tabiîdir.
Delillerini paylaşması, kanâatini ifade etmesi de meşrudur. Ancak bunun; baskıya, rey toplamaya dönüşmemesi, grup oluşturmaması, meşvereti peşinen yönlendirme gayesi taşımaması gerekir. ünkü meşverette esas olan, herkesin kararını toplantıda yapılan müzakereler sonunda vermesidir. Buna delil olabilecek yer "Bir adam onunla teşrik-i mesai etmek ister, seninle meşveret eder. Sen de, sırf maslahat için, garazsız olarak, meşveretin hakkını edâ etmek için desen: "Onunla teşrik-i mesai etme. ünkü zarar göreceksin."1 ifadeleri olabilir. Burada ifade edilen "sırf maslahat için, garazsız olarak, meşveretin hakkını edâ etmek" kaydıyla müdavele-i efkâr meşrudur. Ancak çok ince ve dikkat edilmesi gereken bir mesele olduğu da nazar-ı dikkatten kaçırılmaması gerekir.
İhlâs ve enâniyet açısından değerlendirme
Risale-i Nur'un İhlâs Risalesi'nde enâniyetin ve tarafgirliğin hizmete vereceği zararlar üzerinde ehemmiyetle durulur. Kulis faaliyetleri bazen farkında olunmadan; "Benim görüşüm kabul edilsin. Bizim teklifimiz öne çıksın. Karar istediğimiz gibi çıksın." şeklindeki nefsânî arzuların tesiriyle yapılabilir. Bu ise ihlâsı zedeleme tehlikesi taşır. Oysa Risale-i Nur mesleğinde asıl gaye, kendi fikrini kabul ettirmek değil; hak hangi tarafta ise ona teslim olmaktır.
Meşveretin hukuku, meşruiyeti ve itimadı korunmalıdır
Bir meşveretin en büyük sermayesi, katılanlar arasındaki itimattır. Eğer temsilciler; telefonlarla yönlendirilmeye çalışıldığını, kulis yapıldığını, önceden gruplar oluşturulduğunu hissederlerse, meşverete olan itimat zayıflayabilir. Bu da tesânüde zarar verebilir. Hâlbuki meşveretin gayesi; itimadı artıran, şeffaflığı esas alan ve herkesin kendisini rahatça ifade edebildiği bir zeminini temin etmesidir. Risale-i Nur hizmetleri açısından meşveret üyelerini telefonla arayarak kulis yapmak, destek toplamak veya ayrıcalık talep etmek meşveretin ruhuna uygun bir davranış değildir. ünkü meşveretin esası, kararın önceden şekillendirilmesi değil; fikirlerin meşveret zemininde serbestçe ortaya konulması ve şahs-ı manevînin ortak kanaatinin tecelli etmesidir.
Bununla birlikte, hizmete dair samimî fikir alışverişi yapmak ile meşvereti etkilemeye yönelik kulis faaliyetlerini birbirinden ayırmak gerekir. Birincisi ihlâs ve kardeşlik içinde yapılabilir; ikincisi ise tarafgirlik, gruplaşma ve enâniyet tehlikesi taşıdığı ölçüde meşveretin adâletine ve güvenine zarar verebilir. Bu sebeple Risale-i Nur'un meşveret anlayışında en doğru yol; her türlü hususî yönlendirme ve ayrıcalık arayışından uzak durmak, kanâatleri meşveret zemininde delilleriyle ortaya koymak ve neticede şahsî arzulara değil, meşveretle tecelli eden şahs-ı manevînin kararına ihlâsla teslim olmaktır. Bu tavır, hem ihlâsı, hem uhuvveti, hem tesânüdü, hem de muhabbeti muhafaza eden en sağlam yoldur.

10