"Hukuk-u şahsiye' ve bir nevi hukukullah sayılan 'hukuk-u umûmiye' namıyla iki nevi hukuk var."1 Onun için hukuk-u şahsiye olan hukuk-u ibâd, hukukullah hükmüne geçmiyor. Hukukullah, menâfi-i umûmiyeyi temsil ediyor.
İnâyet-i İlâhiyenin ziyası olan mehâsin-i mücerredenin şulesi olan hukukullah ve hukuk-u ibâdı, enbiya düstur-u hareket etmişlerdir. Görüldüğü gibi önce hukukullah geliyor. Hukukullahı muhafaza etmek, hukuk-u şahsiyeden daha mühim ve evladır.
Hulusî Yahyagil ağabeye "Hukukullah ve hukuk-u ebeveyn nasıl olmalıdır Ebeveyn Nurlara muhâliflerse hatt-ı hareket ne olmalıdır" diye sorulan soruya verdiği cevap şöyledir:
Sure-i Lokman'ın 13. Âyeti'nde Allah: "Biz insana, babasına ve anasına ihsan etmeyi vasiyet ettik ki, anası onu dermansız, kuvvetsiz olduğu halde yüklendi ve iki sene emzirdikten sonra sütten kesti ve Allah'a, baba ve anasına şükretmesini de insandan istedik; çünkü yine Allah'a döneceksin yâni, şükredersen mükâfat ve küfredersen mücâzât edeceğimizi bildirdik."
Aynı surenin 14. ayetinde: "Eğer baban ve anan, benim bildirmediğim şeyi, sen bana şerik edesin diye gerçekten ziyâde çalışırlarsa, sen onlara (Ebeveynine) itaat etme! Dünyada geçimleri için onlara sahip çık ve koru. Dinde benim tevhid ve taatım yoluna gidenlerin ardı sıra git yani, Peygamber ve Ashabına uy."
Bu iki ayet hukukullah ile hukuk-u ebeveyni kâfi derecede göstermektedir. Kur'ân'ın hakikatlı tefsirlerine yani, Nurlara muhalefet eden ebeveyne uyulmaz. Fakat onlara diğer noktalarda bakılmaya, korunmağa devâm olunur."2
Sıla-i rahîm mektupla da olur
"Abdullah (Yeğin) Ağabey, Urfa'da hizmette iken, validesi Üstâd Hazretlerine mektub yazdırıyor ve diyor ki: "Abdullah'a müsaade edin, ben hastayım, bir iki ay izin alıp gelmezse, hakkımı helâl etmem." Üstad Hazretleri, o sırada Emirdağı'nda imiş. Bu mektupdan evvelâ haberdar olan Zekeriyya Kitabçı Ağabey, Üstad Hazretleri'nden habersiz olarak Abdullah Ağabeye mektub yazarak demiş ki, "Annenden böyle böyle mektub geldi. Üstad Hazretleri iki aylığına değil de, iki günlüğüne memlekete gitmenize izin verdi." Abdullah Ağabey, hemen yola çıkarak evvelâ Üstad Hazretlerini ziyaret ederek, sonra memlekete gitmek niyetiyle Emirdağ'a geliyor. Üstad Hazretleri, Abdullah Ağabeye o zaman şöyle demiş: "Sıla-i rahîm mektubla da olur. Urfa'ya geri dön. Eğer önceden tedbir alıp, eve ara sıra mektub yazsa idin bunlar olmazdı. Eğer seni özlemişlerse, onlar senin yanına gelsinler."3
Hukukullah, Hukuk-u Resulullah, Hukuk-u Üstad...

11