Ne için mücadele ettiğini unutanlara...

Müslümanlar düşmanlarına değil, kendi ihtilaflarına mağlup olur; peki bu iç bölünme gerçekten dış tehditlerden daha mı yıkıcıdır?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İslam ümmetinin davasının sadece dış güçlere karşı değil, aynı zamanda iç birlik ve adalet mücadelesi olduğunu savunmaktadır. Bu argümanı tarihî örnekler (Azzam, Ömer Muhtar, Ahmed Yasin vb.) ve dini referanslarla desteklemektedir. Ancak yazının sunduğu bu idealize edilmiş mücadele konsepti, çağdaş sosyo-politik gerçekliklerle ne ölçüde uyumludur?

Bizim davamız...

"Yeryüzünde Müslümanlar boğazlanırken buna ses çıkarmayıp, sadece "la havle" ve "innâlillah" demek, bizi aldatan nefsimizin ve uzayıp giden duyguların bizleri gıdıklamasından başka bir şey değildir. Ey İslam davetçileri: Ölüm tutkunu olunuz ki size hayat bağışlansın. Sakın emeller sizleri aldatmasın, aldatıcılar Allah ile sizleri aldatmasın. Okuduğunuz kitaplar, devam ettiğiniz nafileler sakın sizi aldatmasın, büyük işlerden yana sizleri rahatlatan, basit işlerle uğraşmaya kalkışmayın. Bilin ki, Müslümanlar asla düşmanlarına mağlup olmazlar. Biz Müslümanlar ancak ihtilaflarımıza mağlup oluruz. Unutmayın! Eğer bu erken yaşınızda Allah'a zamanınızın birazını veremeyecek kadar cimriyseniz, gelecek size daha da cimri olacağınızı kanıtlayacaktır. Diyerek Afgan dağlarında Rus zalimlere kök söktüren büyük mücahid ve şehid Abdullah Azzam'ın uğruna canını verdiği davadır...

Bizim davamız...

"Biz asla teslim olmayız. Ya kazanırız, ya ölürüz. Şunu bilin ki; bizden sonraki nesillerle de savaşacaksınız. Bana gelince, ben cellâtlarımdan daha uzun yaşayacağım" diyerek Libya'da tüm zalimlere karşı örnek bir mücadele veren şehit Ömer Muhtar'ın uğruna canını verdiği davadır...

Bizim davamız...

Hasta, yaşlı ve felçli olmasına rağmen yıllardır esir tutulduğu zindandan serbest bırakılması için kendisine birtakım şartlar sunan Siyonistlere karşı "Vallahi bana dışarı çıktığımda karpuz yemememi şart koşsanız bile yine kabul etmem. Çünkü ben işgal rejimini muhatap kabul etmiyorum ki, onun şartını kabul edeyim" diyerek, cesaret, adanmışlık, kararlılık ve direniş neymiş bütün dünyaya gösteren Şeyh Ahmed Yasin'in uğrunda bir sabah namazı çıkışı tekerlekli sandalyesiyle paramparça edilerek şehit edildiği davadır...

Bizim davamız...

"Kimse sana özgürlük veremez. Kimse sana eşitlik veya adalet ya da başka bir şey veremez. Eğer adamsan, sen alırsın" diyerek Amerika'da başlattığı mücadelesini şehit olarak tamamlayan Malcolm X'in hak, özgürlük ve adalet davasıdır...

Bizim davamız...

"Allah şahidimiz olsun; bu yolda sarf edeceğim en ucuz şey kanım olacaktır" diyerek yıllarca süren zindanlara, işkence ve zulümlere göğüs geren Zeyneb Gazali'nin uğruna hayatını adadığı davadır...

Bizim davamız...

"Suçum Allah'tan başkasına kulluk etmemekti. Bize kulluk et dediler. Ben de asın dedim" diyerek Bangladeş'te darağaçlarına yürüyen aziz şehit Abdulkadir Molla'nın uğruna idam sehpalarına çıktığı davadır...

Bizim davamız...

"Bizi toprağa gömdüler. Fakat tohum olduğumuzu unutmuşlardı" diyerek Avrupa'nın ortasında yeniden büyük bir diriliş ve direniş mücadelesi başlatıp, tüm hayatını bu uğurda adayan bilge kral Aliya İzzetbegoviç'in uğrunda her türlü çileye talip olduğu davadır...

Bizim davamız...