Müslümanca Duruş İlkelerimiz
Dinimizi başkalarının dünyası için satanlar Kıyamette en çok pişman olacaksa, o zaman İslami değerlerin samimiyetini korumak için hangi bedeli ödemeyi göze almalıyız?
Yazı, Müslümanların dini prensiplerden taviz vermeyerek, haramdan uzak durarak ve ahlaki değerlere sadık kalarak yaşaması gerektiğini savunuyor. Bu tavrı, Kur'an ve hadislere dayandırdığı için öne sürüyor. Ancak pratik hayatta siyasi ve toplumsal mücadelenin gerektirdiği tavizler karşısında bu mutlak prensiplerin ne kadar uygulanabilir olduğu soru işareti taşımıyor mu?
Ahiretimizi başkalarının dünyası için yakmayacağız
Ömrümüzü başkalarının yaptığı yanlışları savunmak, onlara İslami kılıflar üretmek, onları temize çıkarmak için tüketmeyeceğiz. Ahiretimizi başkalarının dünyası için feda etmeyeceğiz. Dinimizi kimsenin dünyalık toplaması, mal, makam, mevkii ve itibar elde etmesi için kullanmayacağız. Çünkü Efendimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: "Kıyamette insanların en çok pişman olanı dinini başkasının dünyası için satan kimsedir." (Camiu's-sağir)
Cenneti ilk önce haramlardan uzak durarak arayacağız
Harama bakmayacağız, haramı konuşmayacağız, harama aracı olmayacağız, harama imza atmayacağız, harama gülmeyeceğiz, haramı meşrulaştırmayacağız, haramın reklâmını yapmayacağız, haramı evimize, cebimize ve midemize sokmayacağız. Çünkü Efendimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: "Haramla büyüyen bir beden ancak Cehenneme lâyıktır." (Camiu's-sağir)
Müslümanca bir karaktere sahip olacağız
Alçak gönüllü olacağız. Şahsımıza yapılanları affedeceğiz. Malımızı ve zamanımızı Allah için harcamaktan çekinmeyeceğiz. İzzet ve şerefi mütevazılıkta, af ve merhamette ve cömertlikte arayacağız. Bu ölçülere dikkat ederek yaşarsak asla kaybetmeyeceğiz. Çünkü Efendimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: "Tevazu, kulun ancak şerefini arttırır. Affetmek ve bağışlamak, kulun ancak izzetinizi arttırır. Allah için sadaka vermek ise ancak malınızı arttırır." (Camiu's-Sağir)
Allah'ın yardımını takvada arayacağız
Allah'ın sınırlarına riayet edeceğiz. Yasaklarından titizlikle kaçınacağız. Emirlerine sımsıkı sarılacağız. Böyle yapacağız ki, Allah bize yardım etsin, bizi desteklesin, bize güç ve kuvvet versin. Bizi muhafaza etsin ve her türlü şerden ve beladan emin kılsın. Çünkü Efendimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: "Allah'ın yasaklarından sakınan kimse güçlü olarak yaşar ve memleketinde de emin olarak yürür." (Camiu's-sağir)
Emin ve güvenilir bir Müslüman olacağız
Etrafımızdaki herkes bizim elimizden ve dilimizden emin olacak. Kimseye zarar vermeyeceğiz. Zarar vermek üzere kurulan hiçbir planın içinde yer almayacağız. Kimseye zarar vermek için konuşmayacağız. Çünkü Efendimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: "Kim ki başkasına zarar vermeye çalışırsa Allah da onu zarara düşürür." (Tirmizi)
Bu dünyada bir ahiret adamı gibi yaşayacağız
Sürekli helal rızık peşinde koşacağız. Midemize bir lokma bile haram girmesine müsaade etmeyeceğiz. İnsanların bize olan güvenini asla sarsmayacağız. Doğru sözlü olacağız ve dosdoğru bir insan olarak tanınacağız. Ahlakımız ve davranışlarımızla örnek olacağız. Bu özelliklerin dünyadan ve dünyanın içindekilerden hayırlı olduğunu bilip şükredeceğiz. Çünkü efendimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: "Kim dört şeye sahipse dünyadan sahip olamadıklarına üzülmesin! Bunlar: Doğru sözlü olmak, insanlara güzel ahlakla muamele etmek, emaneti korumak ve helâl yemektir." (Camiu's-sağir)

5