Kopmadan başına küçük kıyamet,
Var huzura, tekbir al ve kıyam et.
A.Y.
Kıyametin kopacağını görecekmişsin gibi söylüyorsun diyenler olabilir. Evet kıyametin kopacağını ben de göreceğim, sen de göreceksin, herkes görecek. Zira kıyamet iki türlüdür, biri büyük kıyamet, öteki küçük kıyamet. Kâinatın başına kopacak olan büyük kıyameti bizler belki görmeyeceğiz, ama küçük kıyamet herkesin kendi başına kopacak. Bundan kurtuluş yolu yok. ünkü, herkesin kıyameti, öldüğü gündür.
Madem ölüm muhakkak, bundan kurtuluş yolu yok, bizi yaratan, bize bu can emanetini veren, birgün emanetini geri alacak ve "emanetin hakkını verdin mi" diye soracak. "Bu hak nasıl verilir Yarabbi" diyecek olursan, en başta "namazla" cevabını alacaksın. O halde, dünyada insanın yapması gereken en birinci vazife, en önemli iş, namaz olmalıdır. Cenab-ı Hak, "İbadetiniz olmasa Rabbiniz size ne diye değer versin" diyor. İbadetin özü ise, namazdır.
Dünya işlerinin peşinden koşarken, "Namazı da aradan çıkartalım" diyerek, alelacele kılınıp kalkınan bir namaz, acaba öbür tarafta bizi kurtaracak mı Namazı aradan çıkartıvermek, ne demek Namazı aradan çıkartırsanız amelinizde geriye ne kalır
Peygamber Efendimiz (asm) "Namaz mü'minin miracıdır" diyor. Namaza duran bir insan a'lây-ı illiyîne doğru yol almaya başlar. "Allahu ekber" diye tekbir alırken elini kaldırdığında, dünyayı ve içindekileri kulak arkasına atar. Nefsini de, bedenini de orada bırakır, mi'rac yolculuğuna çıkar. Rükûya eğildikçe yükselir, secdeye kapandıkça yücelir. Her rekâtta bir mertebe kat ederek yoluna devam eder. Huzura doğru yol aldıkça, huzur bulur. İşte o zaman bütün acıları, ağrıları, düşünce ve kaygıları geride kalır. Sanki ruh bedenden ayrılır, vücudu ne kadar hasta ve yaralı da olsa, hiçbir şey hissetmez. Ölü bedenden bir parça kesseniz hiç farkında olur mu Namazla mi'rac yolculuğuna çıkan bir insan da, bedenini geride bıraktığı için acılarını, ağrılarını, üzüntü ve kederlerini hissetmez. O başka bir âlemde, hayatın başka bir boyutundadır artık.

68