Camiler cemaat ister

Camiler Haftası münasebetiyle

Halis eyle ibadetlerimizi,
Sevgiyle birleştir kalplerimizi,
Bugün camilerde olduğu gibi,
Yarın Cennetinde cem eyle bizi.

A.Y.

İnsanın en önemli vazifesi, Allah'a kulluk etmektir. Kulluk vazifesinin en bariz göstergesi ise, duâ ve ibadettir. Onun için ibadet edilen yer anlamına gelen mabedler, insanlık tarihi boyunca en çok önem verilen yapılar olmuştur. Mimarî ve san'at açısından en muhteşem yapılar mabetler olduğu için, binlerce yıl ayakta kalan mabetler vardır.

Müslümanların mabetleri, mescidler ve camilerdir. Yeryüzünde inşâ edilen ilk yapı, Hazret-i Âdem tarafından yapılan Kâbe-i Şerif'tir. Hz. Âdem ve evlâtları burada Allah'a ibadet ettiklerinden, buraya "Beytullah" yani Allah'ın evi adı verilmiştir. Dolayısıyla, ilk inşâ edilen ibadet evi, Kâbe'dir. Kâbe ve çevresinde namaz kılınan mekânlara "Mescid-i Haram" denilir. Müslümanlar için en mukaddes mescidler, Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî' ve Mescid- Aksa'dır. Bunların yanı sıra Şam'da bulunan Emevî Camii ve Bursa'daki Ulucami de mukaddes mabedler arasındadır.

Peygamber Efendimiz (asm) mescidlere o kadar önem vermişler ki, gittikleri yerlere ilk önce bir mescid inşâ etmişlerdir. Bazı mescidlerin inşaatında kendileri de bizzat çalışmışlar, mübarek elleri ile taş ve kerpiç taşımışlardır. Daha peygamberlik gelmeden evvel, Kâbe'nin onarımı esnasında Hacerü'l-Esved taşının yerine konması hususunda ortaya çıkan bir anlaşmazlığı en güzel şekilde hallederek kendi elleri ile Hacerü'l-Esved taşını yerine koymuşlardır. Böylece ilk mescid olan ve "Beytullah/Allah'ın Evi" olarak anılan mübarek Mescidin onarımında da emekleri ve hizmetleri bulunmuştur.

Mescidler ve camiler, namaz gibi en önemli bir ibadetin mahalli oldukları gibi Müslümanların sosyal hayatının da bir parçasıdır. Eskiden nikahlar camilerde kıyılır, önemli kararların alındığı toplantılar camilerde yapılırdı. Camiler ve minareler, aynı zamanda en büyük İslâm şeâirlerindendir. Nerede bir cami ve minare görülse, orada Müslümanların yaşadıkları anlaşılır. Orasının bir İslâm coğrafyası olduğu kabul edilir. Zirâ mescidler, Müslümanlığın en kuvvetli mühürleridir. Onun için atalarımız İ'lâ-yı Kelimetullah'ı yaymak için gittikleri her yere önce bir cami yapmışlar, muhteşem ve müzeyyen mabetler inşâ ederek oralara İslâm'ın mührünü vurmuşlardır.