Balkanlarda Said Nursî'nin fikirlerini temsil eden bir âlim: Vamık Azralı

Risale-i Nur'u Balkanlarda tanıtan Türk âlim Vamık Azralı, MedresetüzZehra'yı bölgenin geleceği için büyük bir ümit olarak gördü. Müslümanların birlik ve beraberliği için hutbelerde İhlâs ve Uhuvvet Risalelerinin okunmasını vasiyet etti.

Vamık Azralı, 20. yüzyılın ortalarında Üsküp'te (bugünkü Kuzey Makedonya) yaşamış Türk asıllı bir din âlimidir. Hayatı hakkında yazılmış müstakil bir kitap veya akademik biyografi henüz tesbit edilememiştir. Buna rağmen, Balkanlardaki Nur hizmetinin öncü isimlerinden biri olarak çeşitli hatıratlarda adı geçmektedir.

Üsküp'ün Nur gönüllüsü

Vamık Azralı ile ilgili en net bilgi ve hatırları, rahmetli Halil Uslu'nun 09.02.2012 tarihinde EuroNur'da çıkan yazısında öğreniyoruz. Halil Uslu, müdakkik bir yazar olarak dünyanın neresinde bir Nur hizmeti varsa oraya ilgi göstermiş, araştırmalar yapmıştır. Bu yazısında da, Balkanlarda Said Nursî'nin fikirlerini yaşatan Risale-i Nur gönüllüsü bir âlim olan Vamık Azralı'dan bahseder. Vamık Azralı, Balkanlarda Risale-i Nur'un öncülerinden olan, 20. Yüzyıl ortalarında Makedonya'da yaşamış bir Türk âlimidir. Hayatı, eserleri ve hizmetleri hakkında yapılmış akademik çalışmaya rastlanmamıştır. Halil Uslu'nun bu yazısına kadar, Vamık Azralı adı, Risale-i Nur çevreleri tarafından fazla bilinmiyordu. Gerçi ondan sonra da hakkında araştırma yapan ve onu tanıtan pek kimse çıkmadı. Ama bu durum, Vamık Azralı'nın samimî bir Nur talebesi olduğu ve özellikle Medresetüzzehra fikrinin tam bir savunucusu olduğu hakikatini değiştirmez.

Azralı'dan Bediüzzaman hatırası

Halil Uslu Ağabey, o yazısında Vamık Azralı'yı şu şekilde tanıtır: "1960 sonralarında İstanbul'dan merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabey Konya'ya bir haber gönderdi: 'Üsküp diyarının âlim Nur Talebelerinden Vamık Azralı geliyor, Hacca gidiyorlar, kafileleri Konya'dan geçecek, alâkadar olunuz." Devamında Halil Ağabey, Vamık Azralı ile Konya'da buluştuklarını ve kendisini misafir ettiklerini anlatır. Vamık Azralı, 1911'de Bediüzzaman ile Sultan Reşad'ın Balkanları ziyaretlerinden bahseder ve hocasının da orada bulunduğunu söyler ve hocasından dinlediklerini anlatır. Vamık Azralı'nın hocası şunları anlatmıştır: "Sultan Reşad, Bediüzzaman Hazretlerinin tavsiyesine uyarak ("Medresetüzzehra" projesinin hayata geçmesi için) Üsküp Üniversitesinin temelini birlikte attılar. Osmanlı heyetinde sarıklı, cübbeli, kavuklu hocalar vardı. Balkanların ehl-i ilim zatları, Balkanların mukadderatı ve dünya hadisatı ve âhirzaman alâmetleri ile ilgili sualler sordular, o âlimler, elleri ile Hz. Bediüzzaman'ı gösterdiler. Fakat Bediüzzaman'ın üstündeki libas kendi şark yöresinin libası imiş, yani hoca kisvesi değildi. Akabinde sorulara tek tek ve gayet beliğ ve muknî cevaplar vermesi karşısında bizim diyarın hocaları hayrette kaldılar."

"Balkanların ümidi MedresetüzZehra"

Halil Uslu Ağabey, Vamık Azralı'nın daha sonra şunları anlattığını nakleder: "Kardaşlarım, yüksek bir dağın dibindekiler o dağın haşmetini ve büyüklüğünü göremezler. İşte Üstad ve Risale-i Nur böyle manevî bir haşmetli dağ, biz onu Üsküp'ten Balkanlardan daha iyi görebiliyoruz ve ona çok muhtacız, bütün talebelerime hocamdan vasiyet dersi veriyorum. Balkanların kurtuluşu onun büyük gayesi olan 'Medresetüzzehra projesidir. İnşaallah zamanla bizim diyarda, yani Üsküp'te de hayata geçecektir. Yoksa sonumuz hüsran ve perişandır "

Vamık Azralı'nın, Said Nursî ile doğrudan görüştüğüne dair kesin bir belge bulunmamaktadır. Ancak Risale-i Nur'u tanıdığı, eserleri benimsediği ve talebelerine okuttuğu konusunda şahitler ve hatırlar vardır.

Vamık Azralı'nın üç temel fikri

Vamık Azralı'nın düşüncesinde üç temel nokta öne çıkmaktadır: