Özgüven

Eğitimi özgüven kazandırmaya adayan reformlar başarısızlığa mı dönüştü, yoksa uygulamadaki dengesizlik mi sorumlu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, öğrencilere özgüven kazandırmak adına alınan eğitim kararlarının (öğretmen otoritesini zayıflatma, başarısızlığa tolerans, veli müdahalesi) istenmeyen sonuçlar doğurduğunu savunuyor. Yazar bu durumun gençlerde travma, şiddet ve kimlik bunalımına yol açtığını ileri sürüyor. Peki eğitim sisteminin tüm sorunlarının bu reformlardan kaynaklandığını söylemek, gerçekliği ne kadar yansıtıyor?

Araştıran, soran, sorgulayan; kendisiyle, çevresiyle barışık, özgüveni yüksek, özgür gençler yetiştirecektik.

Son yıllarda yapılan öğrenci odaklı düzenlemelerin amacı hep bu yöndeydi.

Eğitimin önemini, öğretmen otoritesini, disiplini, başarıyı, hesap vermeyi, saygıyı, sevgiyi, paylaşmayı pekiştirme yerine bir dizi kararlar aldık ama onun dozunu kaçırdık! Sonuç Kimilerinin egosu tatmin olsun diye eğitimin temel dinamikleri yerle bir oldu.

Peki buna değdi mi Öğrencilerimiz başarılarıyla, yetkinlikleriyle, hayalleriyle özgüven patlaması yaşadılar mı

İsterseniz gelin önce bir durum tespiti yapalım:

★ Önce öğretmeni değersizleştirip sınıf içi otoritesini sıfıra indirdik. Öğrenciye "Neden ödevini yapmadın", "Neden ders çalışmadın", "Neden sınıfın düzenini bozuyorsun" sorularını bile soramaz hâle geldiler. Seslerini yükselttikleri anda CİMER'e şikâyet edildiler, haklarında soruşturmalar açıldı.

★ Ardından uzunca bir süre sınıfta kalmayı kaldırdık; 6, 7 zayıfı olanlar bile bir üst sınıfa geçti, mezun edildi, üniversiteye alındı, bir diploma da oradan verildi.

★ Sınıf içi disiplini bozanlara en ufak bir yaptırım getirilmedi; dersle, okulla, öğrenmeyle hiç ilgisi olmayanları zorla okulda tuttuk. Hem zamanında bir mesleğe yönlendirmeyerek onlara haksızlık ettik hem de sınıf içi öğrenme ortamını zaafa uğrattık!

★ Velilerin okullardaki işleyişe artan bir şekilde müdahil olması, bazı velilerin çocuklarının özgürlüğüne öğretmenleri ve arkadaşları da dâhil hiç kimsenin karışamayacağını çok yüksek sesle dillendirmeleri peki ne işe yaradı Çocukları pozitif yönde mi çok daha yüksek özgüvene kavuştular yoksa tam tersi bir yöne mi MEB bu yönde çok yönlü araştırmalar yaptı mı Sonuçları ne oldu

★ Özgüven kazandırma modelleriyle akran zorbalığı arasında bir korelasyon söz konusu mu MEB, öğretmenler, okul idarecileri, sendikalar, veliler, öğrenciler ve özellikle de rehber öğretmenlerimiz bu konuda ne düşünüyor

★ Çocuklarımızı özgüveni yüksek bireyler olarak yetiştirmek çok önemli ama bunun çok iyi kurgulanması gerekiyordu. Peki yeterince titiz davranıldı mı

Geri takip var mı

Çok hızlı kararlar alıyor, çok ani köklü değişimlere gidiyoruz ve arkasından pardon bile demeden "Cumhuriyet tarihinin en büyük!" projelerini çöpe atıyoruz.

İşte bu yüzden özgüven kazandırma işini yeniden gündeme getirmekte ve enine boyuna tartışmakta sonsuz yarar var!..

Özgüven, kişilik, saygı, sevgi ve sorumluluk kazandırma eğitimin öncelikli hedefleri!

Peki biz ne yapıyoruz

Sınav odaklı eğitimle çok azını sevindiriyor; diğerlerini değersizleştiriyor, özgüvenlerini kaybettiriyor, yalnızlaştırıyor, sınav ve ekran köleleri hâline getiriyoruz ve sonuç ortada!

Dijital ortamlarda geçirilen süre konusunda Avrupa şampiyonuymuşuz! Dünyada da ilk 5'teyiz!

Bebekleri tabletle büyütüyor, çocukları dijital oyunlarla oyalıyor, gençleri şiddet odaklı dizilerle, sosyal paylaşım siteleri ile eğitiyoruz!