Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

Milliyet
Kültür-Sanat / Eğitim 274 yazı 7 takipçi

Mesleksizlik!..

Hayatımıza hemen her dönemde yeni kavramlar giriyor. Son yılların en dikkat çekeni kavramlarından biri de "mesleksizlik." Diploma ile meslek sahibi olunacağını sandık, yanılgıların en büyüğünü yaşadık. Ülkemizin dört bir yanını üniversitelerle donattık, diplomalı sayısı artıkça, üretimin ve kalitenin de artacağını, işsizliğin yok olacağını, ülkemiz

Eğitimin geneli ve yabancı öğrenciler

Eğitim sistemimizde ciddi sıkıntılar olduğunu dile getirmeyen yok gibi. Bayram sonrasında iktidar kanadında bu konuda önemli adımların atılacağı konuşuluyor. Peki ya muhalefet Eğitim konusunu zerre kadar gündemlerine aldılar mı Hangi konuda ne düşünüyorlar bileniniz var mı Bir ara "Gölge Kabine" atanmıştı, varlığından haberdar olanı, attığı bir adı

Bayram keyfini yaşayamayanlar

Nerede o eski bayramlar diyeceğiz, yine öf, pöf çekenler olacaktır. Kim ne derse desin, kim ne düşünürse düşünsün, pek çok şey gibi eski bayramların da artık tadı tuzu yok. Çok yıllar önce tüm negatif enerjiler bayram öncesinde bırakılır, bayram coşkusu yediden yetmişe coşkuyla kutlanır, bayram sonrasında da "Nerede kalmıştık" diye yola devam edili

Şimdi değilse ne zaman

Eğitimde ne zamandır değişim rüzgârı esiyor. Görünen o ki bayram sonrasına ötelendi. Değişim denilince kimileri aklına hemen kadro değişikliği geliyor ama asıl önemli olan mantalite! Bakış açısı, mantalite, beklentiler, memnuniyet, liyakat, atama ve en önemlisi de ülkeye, millete ve öğrenciye getirisi, götürüsü!.. Bilgi odaklı eğitimden, yetkinlik

Yapay zekâ politikamız

Hemen her konuda politika geliştirmek zorundayız. Örneğin eğitim, bilim ve teknoloji, tarım, savunma, ekonomi, iklim değişikliği Eskiden önce ana başlıklar belirlenir, sonra altı doldurulurdu. Günümüzde ise alt başlıklar çok daha önemli hale geldi! Örneğin geleceğe damga vuracak olan yapay zekâyı hangi ana başlık altında göreceğiz Bilim ve teknoloj

Seçim bitti şimdi iş zamanı

Aylardır hatta yıllardır seçimle yatıp seçimle kalktık. En acil meseleleri bile hep öteledik. Gündemin ilk sırasında hep seçim vardı. Halkı nasıl mutlu ederize değil, seçimi nasıl kazanırıza odaklandık. Ve artık o günler, en demokratik ülkeleri bile kıskandıracak bir olgunlukla geçen seçim yarışıyla geride kaldı. Şimdi iş zamanı. Halkımız sandıkta

Sandık bilinci

Oy kullanmak, en temel vatandaşlık görevlerinden biridir. Tıpkı Milli ve manevi değerlere sahip çıkmak, vergi vermek, yasalara uymak gibi... Rahmetli Demirel "Ortada sandık varsa gerisi teferruattır. Su akar yolunu bulur" derdi. Çevremizdeki bazı ülkelere bakınca bu sözlerin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyoruz. Cumhuriyete, demokrasiye, san

Eğitim Statüko

Ağzımız açıldığında statükoya, vesayete karşı çıkmayanımız yok gibi. Hemen her konuda çok şey değişti, çağ değişti ama bizim ezber ve sınav odaklı eğitim sistemimiz hâlâ aynı. Değişeceğe de hiç benzemiyor. Son 100 yıldaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler, son 1000 yıldan daha fazla. Onun getirdiği sosyoekonomik değişiklikler de inanılmaz boyutlard

Güsel Abla'sız TEV, eğitimde devamlılık

Türk Eğitim Vakfı (TEV) ülkemizin en köklü sivil toplum örgütlerinden biri. 1967'de Vehbi Koç ve arkadaşları tarafından kuruldu; bugüne kadar yüzbinlerce öğrenciye yurt içi ve yurt dışı bursu verdi. Başta Safiye Ayla ve Zeki Müren olmak üzere pek çok eğitim dostu hayırsever, mirasının tamamını ya da çok önemli bir bölümünü TEV'e bağışladı. TEV deyi

Milli Eğitim Şûrası

Cumhuriyet tarihi boyunca eğitime yönelik en önemli kararların alındığı Milli Eğitim Şûrası Yönetmeliği, dün Resmî Gazete'de yayınlanan yeni bir yönetmelikle kaldırıldı. Yeni yönetmelikte hiçbir detay olmadığı için "Milli Eğitim Şûrası kaldırıldı mı" tartışmalarını da beraberinde getirdi. Bunun üzerine MEB ivedi bir açıklama yapmak zorunda kaldı. K

Eğitime sahip çıkan yok mu

Cumhurbaşkanı Erdoğan eğitimde işlerin yolunda gitmediğine yönelik uyarılarını sürekli yeniliyor ama görünen o ki hak ettiği etkiyi görmüyor. O ne derse desin MEB, YÖK ve ÖSYM bildiğini okumaya devam ediyor. Günlerdir yurtdışında öğrenim görecek öğrencilere yönelik alınan son kararı tartışıyoruz. Neresinden bakarsanız bakın ne hukuken ne vicdanen n

YÖK bindiği dalı kesiyor

YÖK'ü kuruluş yıllarından bu yana 40 yılı aşkın süredir yakından izliyorum. Tam taşlar yerli yerine oturuyor derken bir anda her şey toz duman oluyor. Gelen her Başkan kendine göre bir kadro ve kendine göre bir düzen oturtmaya çalıştığı için kurumsal hafıza diye bir şey kalmadı. MEB ve ÖSYM'de de olduğu gibi pek çok karar daha mürekkebi kurumadan