Filenin Sultanları bize süreci de gösterdi

Millet olmak tasada kıvançta bir olmakla tarif edilir. Son zamanlarda en çok sorduğum soru bu sade tariften gelir. Aynı şeylere sevinen, aynı şeylere üzülen yekpâre, muazzam bir topluluğa millet denirse biz öyle miyiz Bu sorunun cevabı millî meselelerde, özellikle dışarıya karşı tutum alışlarda yüksek seviyede görülür. En kolay anlaşıldığı millî maçlarda gösterilen davranışlardır.

Bizim için her olay, her durum bir aynadır. İnsan ve hayat böyle yürür. Filenin Sultanları'nın başarısı birçok bakımdan bizi bize gösterdi.

ÇÖLAŞAN KAFASININ ÇÖLLEŞTİRDİĞİ

Filenin Sultanları bu duyguyu en yükseğe çıkardı. Emin Çölaşan, Sözcü'deki yazısında bu adlandırmada sultan sıfatına takılmış. Biz sultanı attık diye şehvetle bağırıyor. Mustafa Kemal'in Kızları denecek, diyor. Bunca yılın yazarı düşünmüyor ki bu ikisi birbirinin yerine kullanılacak isimlendirmeler değil. Filenin Sultanları'nın yerleşmiş bir adlandırma olması bir yana, bunlar aynı anlam ve aynı kapsayıcılıkta değil. Doğrudan kızların başarısına dikkat çeken bir sıfat. Atatürk'ün Kızları sadece bir taraflarını söylüyor. Yalnızca onlar için söylenecek bir söz de değil. Başkaları da kendileri için aynısını der. Son zamanlarda başarılı kadınlar kendileri için çokça kullanılıyor, kullanabilir.

İşte tarihe şaşı bakmaya tam bir örnek bu. Be kardeşim, saltanatı kaldırdık tamam da kelimeyi ve anlamlarını dilimizden atmadık ya. Ne saltanat'a, ne de sultan'a düşman olma fakirleştirmesine, düşkünlüğüne düşeriz. Tarihimizin en yüksek dönemlerinde, dünyanın birinci gücü, cihan devleti olduğumuz devirlerden beri kullandığımız kavramlardır. O tarih bizimdir.

İnsanlarımız ideolojik de olmayan bu körlük ve darlıkta düşünmüyor. Kral'a karşı bir tavır yok. Real Madrid'in Kraliyet Madridi demek olduğunu da konuşan yok. "Adamın kralı" diyene, "Ne kralı" diyen bir kimse ne bizde ne de Batı'da çıkar. Tarihe kör-şaşı bakmanın, dile saldırmanın bu türlüsü yanız bizde var. Ve başımıza gelenlerin bir sebebi de bu.

KIZLARIMIZIN BAŞARILARINI KEYFİNCE YAŞAYAMAYACAK MIYIZ

Bileceğiz ki kızlarımızın başarısı sadece sportif değildi. Bayrakla Türkiye'yi göndere çektirdiler. Dünya onları alkışlarken Türklüğe gıpta etti. Kıskananlar daha çoktu. Normaldir. Değişmez gerçek Türk Millî Takımının dünya ve Avrupa şampiyonu olmasıydı. Başımız göğe erdi.

Kızlarımız ülkeyi ayağa kaldırdı. Bizi birbirimize kenetledi. Bu kesindir. Yalnız hemen bir kulp takmaya kalkanlar da eksik değildi. Normal zamanda olsak güler geçeriz. Hayır, bu bir karşı tavır alışın, ona göre kurgulanmış davranışlar bütününün eseri halinde algılanacak bir mesele. Kulp takmanın cılız görünmesi zaferin uyandırdığı sevincin yüksek heyecanı altında ezildiğindendir. Bitmeyen değersizleştirme operasyonlarıyla birleşince başka bir mana taşıdığı görülür. Görmezlikten gelinemez. Hangi kafanın eseridir, düşüneceğiz.

SÜRECİN GETİRDİĞİ-GÖTÜRDÜĞÜ

Sevinci büyüklüğüyle belki görmedik ama tadımızı kaçıranlar epeyce vardı. Millet olamamanın değilse de, milleti kamplara ve giderek birbirine kulak vermez ayrı parçalara ayırmanın göstergesi tatsızlıklar. Bizi bize gösteren aynalar. Biri Çölaşan'ın zevzekliği. Biri kızların formalarına çıplak diyerek takılan bir güruh. Biri de PKK'lılar. Konumuz bakımından en dikkat çekici olan sonuncusu.