Prof. Kışlalı'nın uyarısı ve kaybedilen cumhuriyet

Cumhuriyet tarihinin en önemli uyarılarından biri, bu gazetede 28 yıl önce Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı tarafından yapıldı.

20 Şubat 1998 tarihli gazetemizdeki "Haftaya Bakış" adlı köşesinde şu satırları yazdı Prof. Kışlalı:

"Demokrasi uğruna cumhuriyetin yıkılmasına izin vermeli mi

Hayır!

ünkü eğer cumhuriyeti koruyabilirseniz, yitirdiğiniz demokrasiye bir gün yeniden kavuşabilirsiniz. Ama eğer cumhuriyeti yitirirseniz, demokrasiyi de zaten yitirmişsiniz demektir.

Benzer koşullarda cumhuriyet, demokrasinin önkoşuludur; ama demokrasi cumhuriyetin önkoşulu değildir. Türkiye örneğinde de demokrasiyi yaratan cumhuriyettir. Ve cumhuriyetin temel değerlerinden uzaklaşıldıkça, demokrasi de toplumsal barış da tehlikeye girmeye başlamıştır.

Demokrasi, toplumsal eşitsizliği azaltacak, çağdaşlığı hedefleyecek kurumlardan vazgeçebilir; ama cumhuriyet vazgeçemez. Örneğin demokrasi, eğitimi de sağlığı da 'kamusal hizmet' olmaktan çıkarabilir, ama cumhuriyet çıkaramaz.

Hatta demokrasi yurdun parçalanmasına göz yumabilir; ama cumhuriyet yumamaz.

Elbette ki erek 'demokratik' cumhuriyettir. Ama önce cumhuriyettir!"

NUMARACI CUMHURİYETİLER İŞBAŞINDA!

Bu satırları Kışlalı Hoca'mızın kendi ağzından duyan şanslı bir öğrencisiyim. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nde hem siyaset bilimi hem de siyasi düşünceler tarihi derslerinde bize demokrasinin erdemlerini anlatırdı ve özellikle 1923 Cumhuriyeti'nin yurttaşlar için anlamını kavramamızı sağlar, devrime sahip çıkılmasının öneminden söz ederdi.

Prof. Kışlalı bugün yaşıyor olsa, cumhuriyetin "cumhuriyetçi" olduklarını iddia edenler tarafından nasıl ihanete uğradığını görse, "demokrasiyi çarpıtıp sömürerek cumhuriyeti yıktılar!" derdi.

Türkiye'ye demokrasi getirme vaadiyle PKK terör örgütünün elebaşına koordinatörlük verildiğini...

Etnik köken, mezhep ve ümmet odaklı bir yapılanmanın "Demokratik Cumhuriyet" adı altında pazarlandığını...

Yirmi kadar etnik kökenin var olduğu ama aynı topraklar üzerinde yaşayan insanlar arasında "biz" duygusunun bulunmadığı, insanların kendini "padişahın kulu" olarak gördüğü bir toplumda, yasalar karşısında eşit olan yurttaşların birliğini ulus devleti kurarak yaratan bir devrime emperyalizmin çıkarları doğrultusunda darbeler vurulduğunu...

Ve bunun TBMM'de kurulan bir komisyon ile halktan gizlenen görüşmelerle dayatıldığını, Atatürk'ün kurduğu partinin yöneticilerinin de çıkarılan anayasaya aykırı yasaya büyük bir hevesle destek olduğunu görse...

Aslında hepsinin numaracı cumhuriyetçi olduğunu söylerdi!

DEMOKRASİYİ SÖMÜREREK CUMHURİYETİN ALTINI OYMAK

Gerçek demokrasinin ve laik Cumhuriyet değerlerinin içini boşaltmaya çalışanlara karşı "Ben Demokrat Değilim!" adlı kitabını boşuna yazmadı Prof. Kışlalı...

Günümüzde Cumhuriyet Devrimi'ne karşı yapılan ihanetlere tanık olsa, sahte cumhuriyetçilerin ve sahte Atatürkçülerin, "demokrasi" aldatmacasıyla nasıl cumhuriyetin altını oyduklarını görse, yine hiç çekinmeden şu öneride bulunurdu: