NATO'ya karşı çıkmak yurtseverliğin gereğidir!

Amerika ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları birinci ayını doldururken NATO'nun sosyal medya hesabından Anıtkabir fotoğrafıyla bir paylaşım yapıldı.

"Türkiye'nin başkenti Ankara'da düzenlenecek 2026 NATO Zirvesi'ne 100 gün kaldı. Bu, Türkiye'nin 2004'teki İstanbul Zirvesi'nin ardından ikinci kez bir NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağı anlamına geliyor. NATO zirveleri, müttefik liderleri bir araya getirerek İttifakın karşı karşıya olduğu önemli konularda kararlar alınmasını sağlıyor" yazan paylaşım çok dikkat çekti, büyük tepki gördü.

Aynı sıralarda Adana'da konuşlanacağı söylenen çokuluslu NATO kolordu karargâhı ile İstanbul Boğazı'nda Beykoz'da NATO Deniz Saha Komutanlığı kurulmasının planlandığı ortaya çıktı.

UZATILAN HAVU VE KURULAN TEZGÂH!

Bu arada Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlendiği belirlenen ve Türk hava sahasına giren dördüncü füzenin de NATO unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini açıkladı!

Sonra birden Erdoğan'ın, New York merkezli Amerikan çokuluslu varlık yönetimi şirketi BlackRock'ın ve Dünya Ekonomik Forumu'nun Başkanı Laurence D. Fink'i Dolmabahçe Sarayı'nda kabul ettiği açıklandı. Görüşmede, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın da bulunması, trilyonlarca dolarlık sermayeyi yöneten ve savaşlardan beslenen devasa fonları elinde tutan Fink'in gözünü ucuz emek ile stratejik alanlara diktiği yorumlarına neden oldu.

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ise Türkiye ve Suriye'nin "enerji üssü" olacağını açıkladı.

Bütün bu gelişmeleri birlikte değerlendirdiğimizde, emperyalist ABD'nin Ortadoğu'da ve Türkiye özelinde havuç uzatarak bazı planların peşinde olduğu çok açık.

NATO'YU SAVAŞA SOKMA OPERASYONU

ABD/İsrail, İran'daki savaşın başından beri NATO'nun da dahil olmasını istiyor. Ama bunu sağlayabilmek için kullanabilecekleri tek yol, NATO anlaşmasının 5. maddesini işletmek.

Nedir o madde "Avrupa veya Kuzey Amerika'daki bir müttefike yönelik silahlı saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılır. Bu madde, 'birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için' prensibiyle, saldırıya uğrayan üyeye askeri kuvvet kullanımı dahil gerekli yardımın yapılmasını taahhüt eder."

5. maddeye başvurabilmek için kullanabilecekleri tek ülke de İran'la çok uzun bir sınırı olan Türkiye...