NATO ve demokrasi yalanı!

Muhalif kanallardan birinde konuşan gazeteci, Ankara'da yapılacak NATO toplantısı için bağımsız/muhalif medyaya akreditasyon verilmemesini eleştirirken şu cümleleri kurdu:

"NATO, demokratik ülkelerin örgütüdür. Ruhunda demokrasi olan bir örgüte bu yakışmaz."

"Demokrasi ile aldatmak" diyorum ben buna! ünkü NATO, dünya barışına en büyük tehdittir; 1949'da kurulduğundan bu yana emperyalizmin çıkarları doğrultusunda hizmet eden bir örgüttür.

UNUTANLARA BAZI HATIRLATMALARDA BULUNALIM

NATO, Soğuk Savaş döneminden itibaren müdahale ettiği çatışmalarda sivil ölümlerine neden oldu, yerleşim yerlerini hedef aldı ve Birleşmiş Milletler (BM) onayı olmayan askeri operasyonlar yaptı.

Özellikle Türkiye dahil birçok Avrupa ülkesinde NATO'nun koordinasyonuyla kurulan "Gladio" gibi gizli paramiliter ve antikomünist yapılar, 20. yüzyıl boyunca yaşanan faili meçhul suikastlar, darbeler ve terör eylemleri ile ilişkiliydi.

NATO'nun dünyadaki suç sicili oldukça kabarık ama Kosova ve Yugoslavya Harekâtı (1999), ilk akla gelenlerdendir. NATO, önce orada ortalığı karıştırıp bölgedeki farklı etnik/ dini grupların birbirini kırmasını teşvik etti. Ardından BM Güvenlik Konseyi'nin onayını almadan başlattığı "Müttefik Güç Harekâtı" ile ülkeyi bombaladı; sivil altyapılar, trenler vurularak sivil kayıplara yol açtı ve Yugoslavya paramparça oldu.

BATI EMPERYALİZMİNİN HEGEMONYA KURMA ARACI

Amerika'nın önce besleyip sonra kullandığı El Kaide'nin 11 Eylül 2001'de New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ne saldırmasını bahane eden NATO, Afganistan'ı işgal etti. 2001 sonrasında ISAF (Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti) görevi kapsamındaki hava saldırılarında, yanlış istihbarat yüzünden çok sayıda sivil, düğün konvoyları ve yerleşim yerlerinin vurulması sonucunda hayatını kaybetti.

NATO, Irak'ta ve Suriye'de doğrudan savaşa katılmıyor görünse de fonladıkları terör örgütleri aracılığıyla milyonlarca insanın ölümüne yol açtılar ve insanları yurdundan uzaklaştırdılar.

2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesi ve Libya'nın kanlı bir iç savaşa sürüklenmesinde ülkeyi havadan bombalayan ve mezhepçi çeteleri silahlandıran da NATO'dur. BM Güvenlik Konseyi'nin sivil halkı koruma yetkisine dayanarak yapılan operasyonlar, yine sivil kayıplarla sonuçlandı.

Günümüzde ise NATO'nun genişleme atağıyla başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD ve NATO'nun desteğini alan İsrail'in Filistin'de işlediği soykırım suçu unutulmamalı!

NATO'NUN TÜRKİYE'DEKİ SULARI

Türkiye özelinde olanları özetlersek... Kore Savaşı'ndan sonra Menderes'in yönettiği Demokrat Parti döneminde 1952'de NATO'ya girildi. Önce İzmir'de bir NATO karargâhı kuruldu, ardından da 1954'te Adana Hava Üssü adı altında İncirlik emperyalizmin hizmetine açıldı. Bu üs, yıllarca Birinci Körfez Savaşı sırasında ve sonrasında, Afganistan Savaşı ve 2003'te Irak'ın işgali esnasında kullanıldığı gibi, 15 Temmuz 2016'daki şeriatçı, Amerikancı darbe girişiminde de çok hareketliydi!