Muhalifçilik oyunu

Asrın soygunuyla ilgili olarak TBMM'ye gelen yasa önerisi, 22 Ekim'de kabul edilerek yasalaştı. Bu kapsamda 17 Eylül 2026 öncesinde fonlarını satmak için talimat veren ancak işlemi tamamlanamayıp parası bloke olan 250 bin yatırımcı "alacaklı" yerine "fon pay sahibi" sayılarak tasfiye sürecine alındı. Böylece yaklaşık 250 bin kişinin parasına çökülmüş oldu.

İktidar, kritik önergelerle yasanın olduğu gibi geçmesini sağlarken muhalefet kanadı, vatandaşların hak kaybına uğrayacağını belirterek özellikle AKP'nin gece yarısı sunduğu bu önergeye karşı çıktı.

Bu tartışmalara karşın iş oy kullanmaya gelince ne yazık ki tanıdık bir manzara yaşandı. Oylama sonucu henüz TBMM'nin resmi sitesinde yok ancak muhalefet partilerinden 157 vekilin oylamaya katılmadığı, yalnızca 105 vekilin ret oyu verdiği ve yasanın 243 oyla kabul edildiği bilgisi sosyal medyada paylaşıldı.

İŞLEVİNİ YİTİREN MECLİS

TBMM'nin çok uzun zamandır yalnızca iktidarın yasa önerilerini onaylayan bir kurum haline geldiğinin son kanıtı bu yasa oldu.

Muhalefetin son derece önemli yasalarda bile Meclis'te gereken çoğunluğu sağlamayıp daha baştan "nasılsa iktidarın istediği olur" tavrına girmesi, kendilerinin de Meclis'in işlevini yitirdiğinin farkında olduklarını gösterir.

Bu durumda, umutsuz bir çabayı varlıklarının gerekçesi olarak kullanmış oluyorlar ve sonuçta o işe yaramayan varlık, iktidarın yasalara aykırı tüm uygulamalarına "yasallık" kılıfı geçirmesine yol açıyor.

ANAYASAYA AYKIRILIĞI DESTEKLEYEN 'MUHALİF' VEKİLLER...

Yakın dönemde yaşanan çerçeve yasa oylaması bu bakımdan, özellikle de muhalefetin davranışlarındaki ikiyüzlülük açısından, yasama tarihine geçti. Anayasaya aykırı bir şekilde PKK terör örgütüne af getiren yasaya karşı Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açmak için son gün 19 Ekim'di.

Ancak bunu yapabilecek olan ana muhalefet partisi YENİ Parti yönetimi, onun yerine yeni genel merkez binasında DEM Parti ekibiyle buluşup gülerek pozlar verdi, yasanın uygulanması için saatlerce görüştü.

erçeve yasaya kabul oyu veren Özgür Özel'in "Ben ve yönetim evet diyerek partinin genel tavrını belirleyeceğiz" açıklamasından sonra, 54 YENİ Partili vekilin "ret" oyu vermesinin tepkileri dizginleme yöntemi olduğunu aylar önce yazmıştım. Bunu yalanlamak için "belki AYM'ye giderler" diye umutlananlar oldu ama onlar da gerçeği 19 Ekim'de gördüler.

erçeve yasaya başından beri karşı olan, tam kadro "ret" oyu veren İYİ Parti ise AYM'ye başvurabilmek için gereken 120 milletvekili oyunu toplama konusunda herhangi bir girişimde bulunmadı. En azından ret ya da çekimser oyu verenler ile oylamaya katılmayanlardan imza toplamaya çalışabilir, bu konudaki kararlılığını gösterebilirdi ama onların sessizliği de şaşırtmadı.