Köylünün alın terinin üzerinde tepinmek!

Akbelen'de zeytinlikleri savunan köylülerin tutuklanması, sermaye yararına yapılan kamulaştırmaları anayasal hak sayarak direnmek suç mu olmalı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Akbelen Ormanları'ndaki maden faaliyetlerine karşı direnen köylülerin, özellikle Esra Işık'ın tutuklanmasını, rant odaklı bir sistem tarafından halkın anayasal haklarının bastırılması olarak görmektedir. Bu olayı kapitalizm, şirketokrasi ve kleptokrasi sisteminin göstergesi olarak değerlendirirken, toprağını savunan halkın mücadelesinin meşru ve gerekli olduğunu savunmaktadır. Ancak, devletin kamu yararı için aldığı kamulaştırma kararlarında, enerji ihtiyacı ve ekonomik kalkınmanın ağırlığını dikkate alırken, halkın direniş hakkı ile devletin düzenlemeler yapma yetkisi arasında hangi dengede olunması gerektiği sorgulanabilir mi?

Akbelen Ormanları'nın hızla kamulaştırılıp siyanürlü maden faaliyetleriyle yok edilmesine karşı çıkan köylüler, yalnızca anayasal haklarını kullandıkları için hedef alındı, tartaklandı, şiddet gördü ve sonunda İkizköy'de muhtar Nejla Işık'ın kızı Esra Işık tutuklandı!

Nedenini soranlara, utanmadan "görevi yaptırmamak için direnme" dediler!

Köylülerin Limak Holding'in maden faaliyetleri için yüzlerce parseli kapsayan acele kamulaştırılma kararına, maden yasasına ve yüzlerce zeytin ağacının sökülmesine karşı halk dayanışması başlatması, bir oldubitti ile yapılmak istenen hukuka aykırı düzenlemeye itiraz etmesi anayasal haktır!

ŞİRKETOKRASİ, KLEPTOKRASİ, OLİGARŞİ, KAPİTALİZM

Doğayı ve hayvanları korumak her yurttaşın yerine getirmesi gereken bir sorumlulukken bizzat kamu adına görev yapan yetkililer tarafından suç olarak gösterilmeye çalışılması, Türkiye'nin tümüyle rant odaklı yönetildiğinin kanıtlarından biridir.

Bu sistemin adına, ekonomik ve politik sistemin şirketler tarafından kontrol edildiği şirketokrasi mi dersiniz, yoksa siyasi iktidarı ele geçirenlerin ülkenin kaynaklarını sistemli olarak yağmaladığı kleptokrasi mi dersiniz ya da siyasi, ekonomik veya askeri gücün ayrıcalıklı, küçük ve kapalı bir grubun elinde bulunduğu oligarşi mi dersiniz bilmem ama bu özünde kapitalizmin kendisidir.

Halkın yararına halkın kullanımında olması gereken kamusal varlıkların zor kullanılarak sermaye yararına talan edilmesi, kapitalizmin ruhunda var olan azgın sömürünün göstergesidir. Türkiye'de yaşanan yağma da bu açgözlülüğün sonucudur.

ZEHRA NİNE, NEJLA IŞIK, ESRA IŞIK!

Üzerinde meyve olan ağaçları söküp dallarını kesenler, kömür madenini işleten YK Enerji'nin çıkarlarını savunmuş, köylülerin emeğinin ve alın terinin üzerinde tepinmiştir.

Direnişin sembollerinden Zehra Nine'yi yaşarken rahat bırakmayanlar, şimdi de onun torunlarına huzur vermiyor!

Jandarma gözetiminde zeytinliklere dalan şirket arabasını "Ya bu şirketin çiftliği mi burası iftliğe mi geldiğinizi zannediyorsunuz Ölümüz çıkar buradan, çıkarın bu aracı buradan!" diyerek kovan Esra Işık'ın sesi susturulamaz!

Muhtar Nejla Işık'ın adliye koridorlarında, "Ben nasıl sakin olayım! Tacizciler, tecavüzcüler, hırsızlar dışarıdayken ne bekliyorlar Beni bu şekilde mi cezalandırıyorlar Aslanlar gibi iki evlat yetiştirdim ben. Aslanlar gibi toprağını savundu benim yavrum. Yazıklar olsun! Böyle mi susturacakmış Limak şirketi" diyen feryadı boğulamaz!