İnce işçilik (!)

TBMM'ye gelecek çerçeve yasa hakkında ilk açıklamayı, ülkemizin son 40 yılını kana bulayan PKK terör örgütünün elebaşı Öcalan yaptı!

Ve dedi ki: "En az Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız. Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik Cumhuriyet'e sonuna kadar kapı aralanmaktadır."

Medyascope gibi fondaş medyada bu haber, "Öcalan onayladı" diye duyuruldu.

HUKUKSUZLUKLAR VE DEMOKRASİYE AYKIRI DURUMLAR!

1- TBMM'de halk iradesini temsil etmesi gereken milletvekillerinden gizlenen yasa taslağının metni, bir terör örgütü elebaşına onaylatılmış, TBMM'ye de yurttaşlara da bu yolla hakaret edilmiştir.

TBMM'de kurulan komisyonda yer almaları halinde "atılacak adımların, halkın gözü önünde ve şeffaf bir şekilde yürütüleceğini" söyleyerek komisyona üye veren ana muhalefet de halka karşı sorumluluğunu yerine getirmeyen bir konuma gelmiştir. Üstelik Özgür Özel, partisinin ilk grup toplantısında bu konuya değinmemiştir bile...

2- AKP iktidarına yandaş olmayan birçok insanın hapse tıkıldığı, muhalif belediyelere yapılan operasyonlarla seçme ve seçilme hakkının gasp edildiği bir dönemde, "Demokratik Cumhuriyet" iddiasında bulunulması, tarihe geçecek bir aldatmadır.

PARLAMENTARİZME BİR DARBE DAHA

3- AKP Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından AKP'li milletvekillerine 3 Ağustos günü yazı gönderilerek yasa önerisini "4 Ağustos Salı günü 17.00'ye kadar eksiksiz imzalamaları" istenmiştir. Bu bir dayatmadır! Bu durumda milletvekillerine de gerek kalmıyor. Bir kişi karar veriyor, diğerleri zorunlu olarak onaylıyorsa, onca vekile maaş ödenmesine de gerek yok!

AKP Sözcüsü Ömer elik'in çerçeve yasayı soran gazetecilere "İnce işçilik aşamasındayız" yanıtını verdiğini düşünürsek, geçen haftaki bir yazımın başlığını yinelemek gerekiyor: NEYİ KİMDEN KAIRIYORSUNUZ

4- Milletvekillerinin bilmediklerini söylediği yasa önerisi konusunda yandaş medyada haberler yapılması, birilerinin metnin içeriği hakkında bilgi sızdırdığını gösteriyor.

İktidara yakın kaynaklar ve DEM Partililer, ısrarla bu çerçeve yasadan sonra aşama aşama yeni düzenlemelerin olacağını vurguluyor. Anlaşılan şu anda kamuoyunda fazla tepki yaratmamak için hem "Bu af değil" diyorlar hem de Öcalan'ın statüsü gibi konuları daha sonraya bırakıyorlar. Nitekim Öcalan da açıklamasına "Henüz her şey çözülmüş değildir" cümlesini koymuş.

SÜRECİN VARACAĞI YER: LÜBNANLAŞMA!

Bütün bunlar, bunca zamandır yazdıklarımızın doğru olduğunu kanıtlıyor.

PKK, Temmuz 2025'te Irak'ın Süleymaniye kentinde düzenlediği törende silah bırakmadı. 30 terörist sembolik gösteri yaparken örgütün silah bıraktığı iktidar tarafından söylendi ve yandaş medyada bu yönde manşetler atılarak kamuoyunda algı operasyonu yapıldı.