ABD ve İsrail öncülüğünde uluslararası hukuk hiçe sayılarak İran'a düzenlenen saldırıyla birlikte, emperyalizmin tüm bölge için çok büyük bir yıkım ve tehdit oluşturduğu bir kez daha görüldü.
Kuşkusuz emperyalist saldırının karşısında ve İran halkının yanındayız. İran'daki mollaların yönetimindeki şeriat rejiminin çökmesini İran halkının kendisi sağlamalıdır; zalim bir rejim gerekçe gösterilerek dış müdahale desteklenemez! Ayrıca ABD ve İsrail, İran'ı rejim halka zulmediyor diye vurmuyor, kendilerinin Ortadoğu'daki planlarına direndiği için vuruyor.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun kaçırılması, Küba'ya ABD'nin uyguladığı abluka yüzünden enerji kıtlığı ile karanlığa mahkûm edilmesi ve şimdi de İran'ın bombalanması ile devam eden haydutluk, bütün dünyayı bir alev sarmalına sürükleyebilecek nitelikte!
Birbirini besleyen ABD emperyalizmi ve İsrail Siyonizminin yarattığı bu terör yeni değil. Geçmişi incelersek, 21. yüzyılda ABD'nin hangi başkan döneminde hangi ülkelere saldırı düzenlediğini görebiliriz:
Afganistan: George W. Bush, Obama, Biden, Trump.
Irak: George W. Bush, Obama, Biden, Trump.
İran: Trump Libya: Obama, Trump.
Nijerya: Trump.
Pakistan: George W. Bush, Obama, Trump.
Somali: George W. Bush, Obama, Biden, Trump.
Suriye: Obama, Biden, Trump.
Venezuela: Trump.
Yemen: George W. Bush, Obama, Biden, Trump.
GAZZE'DE SOYKIRIM, KÜBA'DA ABLUKA!Ayrıca bu dört ABD başkanının ortak yönü, İsrail'in Gazze'deki soykırımına destek olmalarıydı. ABD ve İsrail tarafından yerle bir edilen Gazze Şeridi turistik bir "riviera"ya çevrimek istenirken aralarında on binlerce çocuğun da katledildiği ve sakat bırakıldığı dehşet verici bir insanlık suçu işlendi.
Trump, kendinden önceki üç başkan döneminde ABD'nin Ortadoğu ve Afrika'da saldırdığı tüm ülkelere saldırı emri verdiği gibi, onların daha önce saldırmadığı Nijerya, Venezuela ve İran'ı da bombaladı. Ama bunlarla da sınırlı kalmayacağını, Küba, Kolombiya, Meksika, Grönland (Danimarka), Kanada'ya yönelik emelleri olduğunu da açıkça söyleyerek tehdit etti.
Küba'ya 1960'lardan bu yana uygulanan ekonomik yaptırımların yanı sıra, Trump'ın 30 Ocak'ta yürürlüğe koyduğu acil durum kararnamesi, yeni bir müdahale tehlikesini akla getiriyor.
Küba'ya petrol sağlayan ülkelere ek gümrük vergisi uygulanmasını öngören ve Küba'yla ticaret yapan ülkelere de yaptırımlar getiren kararnameye ek olarak, Venezuela'dan gelen petrol sevkıyatının kesilmesiyle ülkede 20 saati aşan elektrik kesintileri yaşanmaya başladı ve gıda, ilaç ve tıbbi malzeme sağlanmasında ciddi sıkıntılar ortaya çıktı. Bunun rejimi yıkmak için geliştirilen bir savaş stratejisi olduğu açıktır.

5