Emeğin hakkı için 1 Mayıs'ta meydanlara!

1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanması anayasal hak olarak tanındığı halde, neden siyasi partiler ve sendikalar bu mücadeleden uzaklaşıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, 1 Mayıs kutlamalarının Taksim'den Kadıköy'e taşınmasını, işçi sınıfının mücadelesinin zayıflatılması olarak eleştiriyor. Anayasa Mahkemesi'nin kararına rağmen iktidarın buna uymaması ve muhalefet partilerinin bu konuda uzlaşmaya gitmesi, emek mücadelesinin siyasi pazarlıklara kurban gittiğini gösteriyor. Peki, alansal bir tartışmaya indirgenen 1 Mayıs, gerçek emek taleplerinden ne kadar uzaklaştı?

Türkiye'de yaşayan herkesin 1 Mayıs ile ilgili iyi ve kötü anıları var. 1976'da kitlesel olarak yapılan ilk kutlamalar ve 1977'de katliama dönüşen gösteriler yaşandığında olanları hatırlayacak yaşta değildim.

Sonrasındaki gelişmeler, DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in konuşması sırasında kalabalığa ateş açılması sonucunda 41 kişinin yaşamını yitirdiği ve yüzlerce insanın yaralandığı o katliamın, Türkiye'nin zifiri bir karanlığa doğru çekilişinin işareti olduğunu kanıtlıyor.

AKP döneminde 2009'da "Emek ve Dayanışma Günü" adıyla yeniden resmi tatil ilan edilen 1 Mayıs'ı 2010, 2011 ve 2012'de Taksim'de kimsenin burnu bile kanamadan dayanışma içinde kutladık. Ne var ki 2013'te keyfi bir kararla, Taksim yine 1 Mayıs kutlamalarına kapatıldı. O günden beri her yıl 1 Mayıs'ın nerede kutlanacağı tartışılır oldu ve bu yüzden işçi örgütleri arasında ayrışmalar tetiklendi.

Anayasa Mahkemesi, 15 Aralık 2023'te Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla, 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasının anayasal bir hak olduğunu net olarak ortaya koymuş olsa da iktidar bu konuda da anayasayı çiğnemeye devam ediyor!

2024 VE 2025'TE YAŞANANLARI UNUTMADIK

2024'te DİSK, KESK, TMMOB, TTB VE TDB gibi örgütlerden oluşan Tertip Komitesi'nin aldığı kararla Taksim Meydanı için çağrı yapılmış ve ana muhalefet partisi CHP de buna destek vermişti. Ancak o sabah Saraçhane'de toplandığımızda hissettiğimiz hayal kırıklığı ve öfke büyük olmuştu.

Otobüslerin üzerinde kısa bir açıklama yapıp arabalarına binip uzaklaşan siyasetçilerin ardından, DİSK otobüsünden eylemin sona erdiği duyurulmuş, alanda koordinasyon sağlanamayınca kitle dağılmış, bir grup ise Taksim'e çıkmak üzere Bozdoğan Kemeri'ne yüklenince her zamanki gibi bibergazı ve tazyikli su devreye girmişti.

2025'te ise Tertip Komitesi, açılım sürecinde iktidarla arasını bozmak istemeyen DEM Parti'nin etkisinde kaldı ve kutlamaların Kadıköy'de yapılacağı duyuruldu. Sonunda hepimizin tanık olduğu gibi düzen siyasetinin şovuna dönüşen, ideolojik netlikten yoksun, etkisiz konuşmaların yapıldığı coşkusuz bir miting oldu.

İşçi sınıfının açlığa mahkûm edildiği bir ülkede yan yana dizilen siyasetçilerin, yüzlerinde tuhaf bir sırıtma ile çalan şarkılara müsamere izler gibi eşlik ettiğini de gördük.

GEREKEN DERS FAZLASIYLA ALINDI

Bu yıl Tertip Komitesi yine Kadıköy'e yönlendirdi. CHP, DEM Parti, SOL Parti, Emek Partisi ve Türkiye Komünist Hareketi de Kadıköy'de olacaklarını duyurdular. TİP ve Devrim Partisi, İstanbul'da Taksim için çağrı yaptı.