Cumhuriyet karşıtlığında son aşama!

Önce bir tespiti yineleyerek başlayayım: AKP, Cumhuriyet Devrimi'nin karşıtı bir partidir; ilk aşamada bir tarikatlar koalisyonu olarak iktidara geldi ama 23 yılda kendisi bir 'KARŞIDEVRİM TARİKATI'na dönüştü.

Şu anda Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturan Yusuf Tekin de karşıdevrime mürit yetiştirmeyi hedeflediğini defalarca kanıtladı. Son olarak müfredattan Kurtuluş Savaşı kavramını çıkarıp yerine "Milli Mücadele" denileceğini açıklarken "Neden kurtuluyoruz Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" diyerek bu hedefine ilişkin bir kanıt daha ekledi.

Tekin'in Kurtuluş Savaşı hakkında yaptığı yorum çok net olarak 1923 Cumhuriyeti'ni tasfiye etmeyi amaçlayan bir iktidarın bakış açısını yansıtıyor. Kurtuluş Savaşı'nda neye karşı mücadele edildiğini çocuklar bile bilirken bir bakanın bunu bilmemesi olanaklı olmadığına göre, yaratmaya çalıştığı kafa karışıklığının bir amacı olmalı.

EMPERYALİZMİN HEDEFLERİYLE BÜYÜK UYUM!

Tekin'in o sözleri Ankara'daki NATO toplantısı sırasında söylemesi de rastlantı değildir. Emperyalizmin savaş örgütü NATO'nun toplantısı, AKP iktidarına "yeni bir dış destek" olarak gösterilmeye çalışılıyor; Cumhuriyet Devrimi'nin kazanımları tümüyle yok edilerek bizzat ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın deyişiyle "hayırsever bir monarşi" yaratılmak isteniyor. Ulus devletlerin kendilerine bölgede engel olduğunu söyleyen, Ortadoğu'da zaten kabileler vardı diyen de emperyalizmin sesi Barrack'tı.

NATO toplantısı, AKP iktidarının Yeni Osmanlıcı hevesleriyle ABD/ NATO'nun yayılmacı politikalarının tehlikeli bir uyum içine girdiği bir dönemde yapıldı. Aynı anda Öcalan açılımıyla Türkiye'ye dayatılmak istenen Lübnanlaşma ve CHP'ye yapılan mutlak butlan darbesi de bu planın birer parçası.

Milli Eğitim Bakanı, utanç verici sözleriyle Kurtuluş Savaşı'nın bu ülkeyi paramparça edip aralarında paylaşıp sömürge durumuna getirmeyi aklına koyan emperyalizme, onun işbirlikçisi saltanat ve hilafete karşı verilmiş olduğu gerçeğini örtmeye çalışıyor. Ağzından çıkan o sözlerle, emperyalizme karşı verilen tam bağımsızlık savaşını, onun sonucunda gerçekleşen 1923 Devrimi'ni ve laik Cumhuriyeti sinsice değersizleştiriyor.

İDEOLOJİK SALDIRI

"Kurtuluş Savaşı ile kurtulduğumuz nedir" sorusunu sorma gafletinde bulunan bir kişinin bu ülkenin Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturması, açıklanamayacak kadar vahim bir durumdur.