Bataklık!

Pek çok alanda olumsuz anlamda lideriz ya, ASRIN SOYGUNU da Türkiye'de patladı.

AKP'nin yönettiği dönemde İBB'den aldığı 85 bin doları aşan burs ile ABD'ye giden, AKP milletvekili, bakan ve AKP genel başkan yardımcısı olarak üst düzey görevlerde bulunan Fatma Betül Sayan Kaya, partisindeki görevlerinden istifa etti ama tasfiye edilen fonlardaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 kişiye ulaştığı milyarlarca dolarlık yolsuzluk öyle büyük ki skandalın bununla sınırlı kalmayacağı belli.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), olayda adı geçen 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ama aralarında fon piyasasına yatırdığı 163 milyon TL'yi 2.17 milyar TL yapıp topuklayan Fatma Betül Sayan Kaya yok!

İKTİDAR VE FON SOYGUNU

Emekçilerin yaşam savaşı verdiği bir ülkenin sermaye piyasasında devasa bir yolsuzluk ortaya çıkarsa, milyarlar hortumlanırken kurumlarda yetkili olanların uyarılara karşın görevlerini yerine getirmediği, gerekli denetimlerde ihmallerin olduğu ve birilerinin korunduğu ortadaysa ve iktidar partisinden önde gelenlerin de bu rezalete adı karışmışsa asgari düzeyde demokrasinin olduğu her ülkede hükümet, sorumluluğun gereğini yaparak hemen istifa eder.

Ama Türkiye gibi, devlet işleyişinde bütün yetkilerin bir kişiye verildiği totaliter rejimlerde, birkaç kişi harcanıp toplumun gazı alınır, asıl sorumlular hesap vermeden olayların üzeri örtülür ve bedel emekçi halka yüklenir!

MUHALEFET Mİ...

Asgari düzeyde demokratik olan ülkelerde muhalefet, böyle yıkıcı bir soygunun kapatılmasına izin vermez; yolsuzluğa adı karışanların iktidarla ilişkisinin üzerine gider, bildiği isimleri genel başkanın katıldığı bir basın toplantısı yaparak anında açıklar, suç duyurusunda bulunur ve tüm sorumluların hesap vermesini sağlar.

Türkiye gibi halkın ne canının ne de malının güvenliğinin kaldığı, 24 yıl boyunca siyasal İslamın cenderesinde nefessiz kalan bir ülkede ise ana muhalefet lideri, soyguna adı karışan iktidara şöyle seslenir: "Ya bu bataklığı kurutmak için bizimle çalışacaksın ya da o bataklıkta boğulacaksın."

Böyle bir söylem, iktidara yardım eli uzatmaktan başka bir anlama gelmez; sonunda iktidar uzatılan o eli çekip sizi de bataklığa çeker.

Bu inanılmaz tavra muhalif kesimden sert tepki gelince iktidara "Dönen dolaplardan haberin var mıydı Haberin varsa sen bu tezgâhın başındasın demektir. Haberin yoksa devlet yönetme kabiliyetini kaybetmişsin demektir" diye seslenen ana muhalefet lideri, uçan kuştan haberi olanların, ilgili kurumlardaki yöneticileri atama ve denetleme yetkisine sahip olanların, korkunç soygundan haberinin olmayabileceğini olasılık olarak görüyor demektir.