Atatürk'ün adıyla aldatanlar!

Atatürk'ün kurduğu partinin üyeleri tarafından seçilmeyince iktidarın yardımıyla "mutlak butlan" kararıyla tekrar genel başkan olur; Yeni Osmanlıcı politikalara destek veren açıklamalar yapar, Türkiye'yi Amerika'nın isteği doğrultusunda Suudi Arabistan için savaşa sokma riski taşıyan Mekke Anlaşması'na kabul oyu verir, sonra cumhuriyetçi oylara çökmek için "Atatürk'ün partisiyiz" der. Oysa Atatürk'ün kurduğu o parti, çoktan Atatürk'ün partisi olmaktan çıkmıştır.

Ulus devletlerin kendileri için sorun olduğunu söyleyen, Türkiye'ye "merhametli monarşi" öneren ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack hakkında "Bizim için şans" demekle kalmaz, ABD'deki seçimin ardından haberleri "Amerika'yı Yeniden Muhteşem Yap" şapkası takarak sunar, sonra 10 Kasım'da Atatürk'ün yeleğinden giyerek elinde Nutuk, şovunu yapar.

"Atatürk'ün hatırası tarumar edildi" der ama o yıkımın arkasındaki partinin başkanı TBMM'ye gelince grubuna ayağa kalkma talimatı verir. Laikliği umursamaz, cuma namazı çıkışlarına basını çağırıp konuşur, türbe ziyaret edip medyaya fotoğraf verir. Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize Akbaba ile görüşmez ama Öcalan'ın özgürlüğünü isteyen Barış Anneleri ile görüşüp fotoğraflar çektirir.

10 KASIM'DA AYNI İKİYÜZLÜLÜK SAHNELENECEK

Oğlunun düğününe Kadir Mısıroğlu hayranı AKP'li bakanları, siyasetçileri doldurur; fon soygununa burnuna kadar batan eski bakan aylar sonra halkın tepkisini dizginlemek için tutuklandı diye, onca insanın haksız yere hapsedildiği bir ülkede açıkça Adalet Bakanı'nı över; "Sayın Cumhurbaşkanı bu konuda son derece duyarlı" diyerek iktidara destek çıkar ve sonra "Atatürk'ümüzün bize emanet ettiği partimiz" diyerek göz boyamaya çalışır.

ıkarı için iktidarla el ele verip emekçileri iliğine kemiğine kadar sömürür, doğayı talan eder, servetine servet katar, laik Cumhuriyete darbe üstüne darbe vurulurken sessiz kalır ama sonra holdingi adına 10 Kasım'da yayımladığı reklamlarla alkış toplar.

Bu kişileri tanıyorsunuz, ekranlarda izliyorsunuz. Aslında 12 Eylülcü Kenanistler gibi sergiledikleri ikiyüzlülük o kadar yaygın ki isimlerinin ne olduğu da önemli değil. Atatürk'le aldatanlar her yerde, muhalif sanılan partilerde, medyanın her yerinde!

Muhalif seçmenleri ve izleyici/okuyucu kitlesini kaybetmemek için sürekli olarak Atatürk sömürüsü yapıyorlar ama yakaladıkları ilk fırsatta siyasal İslamcı iktidara yanaşıyorlar. Fark ettirmeden ikili oynayarak işlerini hallediyorlar.

UKURDAN NASIL IKILACAK

Türkiye'nin geleceği bu oyunun bozulmasına bağlıdır. Artık laik Cumhuriyetten yana olan herkes, olan biteni fark etmek ve fark edilmesini sağlamak, sahte cumhuriyetçileri, Atatürk'le aldatanları ifşa etmek zorundadır.