Sonunda AKP'liler, evrensel hukuk ilkelerinden "lekelenmeme hakkı" ve "masumiyet karinesini" hatırladı! AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in fon vurgununa karışan 214 kişinin olduğunu açıklamasından sonra, "AK Parti olarak biz böyle yaklaşmıyoruz. Lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesine önem veriyoruz" dedi.
Lekelenmeme hakkı, suç şüphesi nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen kişinin, bu işlemlerden dolayı onurunun zarar görmemesi, toplumdaki saygınlığının zedelenmemesi, hakkında kesin hüküm verilmemiş kişinin masumiyetine zarar verecek her türlü söz, haber ve yayından kaçınma olarak tanımlanıyor.
Soruşturmaların gizli yürütülmesinin nedenlerinden biri bu. Ancak bunu önlemenin yolu da şeffaflıktır.
Fakat AKP döneminde yargının siyasallaşması ve bağımsızlığını yitirmesi yüzünden yıllardır yargısız infazlar yapılması neredeyse normal bir uygulama olduğunu da hatırlatmamız gerekiyor.
FETÖ LEKELERKEN ELLERİNİ OVUŞTURANLAR!Lekelenmeme hakkını, soruşturma AKP'ye dokununca hatırlayanlar, belli ki FETÖ kumpaslarıyla onurlarını zedelemek için ellerinden geleni yaptıkları insanları unutmuş!
Ama biz Yarbay Ali Tatar iftiraları onuruna yediremeyerek intihar ederken, hukuk dışı operasyonla tutuklanan Tuğamiral Cem Aziz akmak hapiste akciğer kanserine yakalanınca hayatının son dönemini cezaevinde geçirmek zorunda kalırken, kumpaslar hakkında "Türkiye bağırsaklarını temizliyor" diyen Bülent Arınç gibi AKP'lileri unutmadık!
Ergenekon ve Balyoz davaları sırasında İlhan Selçuk, "kendi gazetesine bomba attıran örgüt başı" olarak suçlandığında yandaş medya bu iddiaları yayarken susanlar, bugün asrın soygununda adı geçenler AKP'li olunca lekelenmeme hakkının peşine düşmüş!
İftiralar atarak Prof. Dr. Türkan Saylan'ın evini basanlar, şimdi fon yolsuzluğuna karışanlar kendi çevrelerinden çıkınca, masumiyet karinesini anar olmuş!
FETÖ ile el ele yürüdükleri yollarda nice cumhuriyetçi, Kemalist aydın sahte belgelerle karalanırken ellerini ovuşturanlar, şimdi milyarlara çökenler tanıdıkları olunca yana yakıla hukukun ilkelerinden söz eder olmuş!
Bugün kimi belediyelere çökmek için, bir sürü insanı "suç örgütü" kurmuş gibi gösterenler, aniden adalet talep etmeye başlamış!
HUKUKTA İFTE STANDART OLMAZ!Kuşkusuz, kime karşı yapılıyor olursa olsun, kimsenin zan altında bırakılarak, iftiralarla onurunun zedelenmesi kabul edilemez.
Her şeyden önce hukukta çifte standart, yürürlükteki anayasaya aykırı! Anayasanın kanun önünde eşitliği düzenleyen 10. maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir" yazar.

14