Minimum risk ile hızlı getiri arıyorlar

Toplam büyüklüğü 10,38 trilyon liraya ulaşan yatırım fonları pazarında dengeler yer değiştirirken, BIST 100 Endeksi haftayı yüzde 0.27 düşüşle tamamladı. Savaş ortamıyla yükselen maliyetler, piyasalarda 'risk minimum, getiri hızlı olsun' arayışını öne çıkarıyor. Peki bu formül, istenen hedefe ne ölçüde ulaştırabilir

Piyasalar yeniden alarm durumuna geçti. Küresel ekonomi bu kez aynı anda iki kritik boğazdan sıkışıyor. Hürmüz Boğazı'nda büyüyen enerji arzı riski, çatışmaların Bab el-Mendeb'e sıçramasıyla Kızıldeniz'e taşındı. Karadeniz'de ticari gemiler ile limanların hedef alınması ise tahıl ticaretini baskı altına alma riskini gündeme getiriyor. Petrolün 102 doları test ettiği, navlun ve sigorta maliyetlerinin yükseldiği bu görüntü; enerji, gübre, gıda ve sanayi metalleri üzerinden yeni bir küresel arz şokunun kapısını aralıyor. Ortaya çıkan yeni maliyet artışlarının enflasyon ve faizler üzerinden dünya ekonomisine ne ölçüde yayılacağı ise piyasaların ana sorusunu oluşturuyor.

Bölgesel gerilimler, petrol fiyatındaki artış, enflasyon beklentilerini bozarken merkez bankalarının manevra alanını daraltıyor. Nitekim içeride politika faizinin beklendiği gibi yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması ve karar metnindeki mesajlar, faiz indirim beklentilerini eylül sonrasına ötelerken iki yıllık tahvil faizini yüzde 42.5 bandına taşıdı. Gelişmeler risksiz getirinin cazibesini artırıyor.

Net ve likit

Piyasa verileri ve haftalık fon akışları, "Param riske girmesin, getirisi net ve likit olsun" yaklaşımında birleşiyor. Toplam büyüklüğü 10,38 trilyon TL'ye ulaşan yatırım fonları pazarında, borsa tarafındaki dalgalanmalar nedeniyle hisse senedi ve agresif büyüme odaklı fonlardan kaçış yaşanıyor. Nitekim hisse senedi fonları haftayı 623,50 milyon TL net küçülmeyle tamamlarken, değişken ve karma fonlardan toplamda 1,87 milyar TL net çıkış gerçekleşti. Veriler, yatırımcıların hisse piyasasında risk iştahını düşürerek kâr realizasyonuna gittiğini ve temkinli bir bekle gör stratejisine geçtiğini işaret ediyor.

Haftanın öne çıkanı: Gümüş

Haftalık performans raporları, yatırım araçları arasındaki kazanç arayışını ortaya koyuyor. Haftanın en yüksek getirisini yüzde 4.14'lük artışla gümüş gerçekleştirirken, BIST 100 Endeksi yüzde 0,27 ile sınırlı bir gerileme kaydetti. Endeks mevcut seviyelerde tutunması ileriye dönük beklentileri canlı tutuyor. Yılbaşından bu yana geçen süreç dikkate alındığında ise borsa yüzde 23.82 ve vadeli mevduat yüzde 23.50 getiriyle öne çıkarken, gümüş yüzde 18 aşağıda duruyor.

Teknoloji ve bilişim kazandırdı

Borsa haftalık bazda yatay bir görünüm sergilerken, sektör ve hisse bazındaki ayrışma dikkat çekti. Teknoloji ve bilişim hisseleri haftanın en güçlü performansını sergiledi. İnnosa Teknoloji yüzde 30'u aşan getirisiyle öne çıktı. Anel Elektrik ve Birleşim Grup Enerji yüksek performanslarıyla öne çıkan diğer hisseler oldu. Finansal Kiralama ve Faktoring sektörü ise satış baskısının en yoğun hissedildiği alan oldu. Destek Finans'ın haftalık düşüşü yüzde 18'i geçti.

İştahlı para akışı

Sermayenin asıl adresi yüksek likidite sunan sabit getirili ve faizsiz enstrümanlar oldu. Pazarın en büyük payına sahip olan serbest fonlar, haftalık 109,55 milyar TL net büyüme ve 23,30 milyar TL toplam getiri ile pazarın ana motoru olurken; Para Piyasası Fonları 72,54 milyar TL'lik yüksek para girişiyle yatırımcısına 13,49 milyar TL getiri sağladı. Katılım tarafında ise özellikle kısa vadeli kira sertifikalarına 19,01 milyar TL brüt para girişi gerçekleşti. Altın ve kıymetli maden fonları ise fiyat artışlarıyla 3,22 milyar TL getiri üretmesine rağmen, yatırımcıların 1,64 milyar TL'lik kâr satışı yapmasıyla haftayı net çıkışla kapattı.