Gıdaya dikkat çekti, faiz düşüşü yavaşladı: Merkez'den temkinli faiz indirimi

Merkez Bankası iki ay üst üste faizi indirdi. Ancak para politikasındaki temkin elden bırakılmıyor. Metindeki her satır, rahatlamanın henüz erken olduğunu ve kontrollü sürecin devam ettiğini söylüyor

Merkez Bankası, 2026'nın ilk Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37'ye indirdi. Böylece aralık ve ocak aylarında toplamda 2.5 puanlık bir indirim yapılmış oldu. Ancak karar metni, bu sürecin bir gevşeme dönemi olarak okunmaması gerektiğini özellikle vurguluyor. Çünkü Merkez Bankası bir yandan faizi indirirken, diğer yandan metnin neredeyse her paragrafına "ihtiyat", "kontrol" ve "gerekirse sıkılaştırma" cümlelerini yerleştirmeye devam ediyor. Bir önceki ay 150 baz puanlık indirime rağmen bu ay 100 baz puan indirimi de bu temkinin somut işareti oldu.

İki metin yan yana konulduğunda, Merkez Bankası'nın yön değiştirmediği ama yolda ilerlerken hızını çok dikkatli ayarladığı görülüyor. Aralık kararında "enflasyonun ana eğilimi geriliyor" vurgusu öne çıkarken, ocak metninde bu kez "gıdaya bağlı aylık artış" ifadesi dikkat çekiyor. Yani Merkez Bankası, risklerin bitmediğinin farkında ve kontrol altında tutulduğunu söylüyor.

İlk resmi sinyal

Daha da önemlisi, talep koşullarına dair dil değişmiş durumda. Daha önce "dezenflasyona destek sürüyor" denirken, şimdi "destek azalıyor ama sürüyor" ifadesi kullanılıyor. İfade, ekonomide soğumanın hız kestiğine işaret eden ilk resmi sinyal olarak okunabilir. Merkez Bankası, faiz indirse dahi metnin tonunu yumuşatmıyor.

Sonuç itibariyle Merkez Bankası faizi indiriyor ama ayağını frenden çekmiyor. Karar, faizler düşmeye başladı ve her şey normale dönüyor şeklinde okunmamalı. Aksine sıkı para politikası korunuyor ve doz ayarlaması yapılıyor. Merkez Bankası, piyasaya erken gevşeme olmayacağını söylüyor.

Kimi, nasıl etkiler

■ Mevduat faizleri kademeli aşağı gelir.

■ Kredi faizleri gevşer ama hızlı olmaz.

■ "Borsaya bakılabilir" diyenler biraz artar.

■ Tahvil-bono piyasasında getiriler düşüş eğilimini sürdürür.

■ Dövizde ana yön, beklentilere daha duyarlı hale gelir.

■ Konut ve taşıt kredilerinde kısmi rahatlama olur.

■ Şirketler için finansman maliyeti sınırlı da olsa hafifler.

■ Tüketicinin harcama iştahı kontrollü artar.