Sermaye piyasalarında, makroekonomik verilerin yerini Ankara merkezli siyasi kararlara bıraktığı anlar, finansal dayanıklılığın en sahici testi de yapılmış olur. Perşembe günü ana muhalefet partisinin kurultayını geçersiz sayan mutlak butlan kararı, borsada sert dalgalanma yarattı. İşlemlerin merkezinde bir günde yüzde 8.63 düşen bankacılık endeksi yer aldı, sermaye hızla nakde dönme refleksini çalıştırdı.
Yerli ve yabancı fon yöneticileri yeni risk primini fiyatlarken aynı zamanda fırsat arayışını eksik etmedi.Dün ise borsada hızlı toparlanma kendini gösterdi. Borsa yüzde 4.9 yükselirken, günü 13.808 puandan kapattı.
Piyasanın tepkisini okumak adına verilerin rehberliğine sığınmak zorundayız. Geçtiğimiz yıl 19 Mart günü Ekrem İmamoğlu gözaltına alındığında endeks ilk gün yüzde 8.72 düşmüş ve iki gün önceki tepe noktasından haziran ayına kadar geçen zamanda toplam kaybı yüzde 18 seviyesine ulaşmıştı. Önceki günkü hasar (yüzde 6 düşüş) daha hafif idi.
Veriler, yatırımcıların bu hukuki süreci daha ziyade partinin kendi iç dinamikleriyle sınırlı gördüğünü işaret ediyor. Endeksin dün güçlü toparlanması bu beklentiyi teyit eder nitelikte.
Yabancıların bakışı
Yabancı yatırımcılar makroekonomik istikrarı destekleyen büyüme potansiyellerini ararken, kimi zaman hukuki gelişmeler sinerji beklentisini zayıflatabiliyor. Cuma günü finansal kiralama endeksi hariç diğer endekslerin pozitife dönüp toparlanma emaresi göstermesi ise panik havasının dağılmaya başladığını gösterir nitelikte. Ancak şubattan bu yana satıcı ağırlıklı duran bankacılık tarafındaki hasarın onarılması daha fazla zamana ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.
Hikayeye engel değil
Piyasalar her zaman siyasetin yarı yolda bırakacağı büyüme hikayelerini satın almaktan uzak durur. Ankara'da yaşanan gelişmeler ise böylesi bir riski işaret etmiyor. Endeksin aşağıda 12.500 seviyelerini destek yaparak toparlanması pek de şaşırtıcı olmayacak. İran ile ABD arasında yeniden sıcak çatışmaların başlaması bu noktada en önemli risk faktörü olarak değerlendirilmeli. Unutmamak gerekir ki sermaye daima öngörülebilirliği satın alırken belirsizliği elden çıkardığı denklemi uygular.

37