Borsa enflasyon şokunu aşar mı

Merkez Bankası'nın petrol tahminini 90 dolara, enflasyon hedefini yüzde 24'e çekmesiyle borsa haftayı sert kayıpla kapattı, yüksek cari açık ihtimali yatırımcıya soğuk terler döktürüyor. Peki bu fırtınada hangi sektörler öne çıkabilir

Küresel piyasaların nabzı sert atıyor. Hürmüz Boğazı'ndan esen rüzgarların masum birer jeopolitik esinti olmadığı her geçen gün daha da belirginleşirken ülkeler alternatif yol arayışlarına çalışıyor. Makroekonomik göstergelerse, küresel risklerin sönümlenmek yerine giderek karmaşıklaşan yeni bir yapıya yol açtığını söylüyor. Belirsizlikler, yatırım enstrümanlarını zorlu bir dayanıklılık sınavına tabi tutuyor. Fiyatlamaların satır aralarında gizli ipuçlarını birleştirdiğimizde, karşımıza çıkan tablo sıradan bir piyasa dalgalanmasından çok daha fazlasını işaret ediyor.

Yakamızı bırakmıyor

Küresel boyutta enflasyon, enerji fiyatları üzerinden makroekonomik dengelere ağır bir fatura kesiyor. Merkez Bankası'nın 2026 yılı için petrol fiyatı beklentisini 60 dolardan 90 dolara çıkarması, konunun ciddiyetini gösteriyor. Enflasyon hedefi yüzde 16'dan yüzde 24'e, yıl sonu gerçekleşme tahmini ise yüzde 26'ya sabitlendi. Burada asıl tehlike, petrol ve doğal gaz ithalatçısı olmanın yarattığı kırılganlık. Fiyatların bu seviyede kalması halinde 70 milyar dolarlık cari açık riskinin doğması olası bir sorun olarak öne çıkıyor. Ulaştırma ve petrokimya kaynaklı ambalaj maliyetlerindeki artış, bir kaldıraç etkisi yaratarak enflasyonu tabana yayıyor. Nitekim yılın ilk dört ayındaki meyve ve sebze fiyatlarındaki yüzde 56.6'lık sıçrama, büyüme hedeflerini tehdit eden maliyet enflasyonunun en çıplak göstergesi olarak öne çıkıyor.

Borsa 15 binden döndü

Makroekonomik baskılar bu hafta borsa cephesinde keskin bir fiyatlamayı beraberinde getirdi. BIST 100 Endeksi, haftanın ilk günü 15.204 puanlık zirvesinden hızla çözülerek haftayı yüzde 4.61'lik kayıpla 14.367 seviyesinde tamamladı. Borsada izlediğimiz bu geri çekilme, nisan boyunca yaşanan yükselişi daha fazla taşımak istemeyenlerin kârlarını nakitte görmek istemeleri şeklinde yorumlamak da mümkün. Endeksin yön arayışında, tırmanan maliyetlerin şirket kârlılıkları üzerinde yaratacağı olası tahribat, şimdiden satış olarak borsaya yansıdı. Sermaye piyasalarının bu dönemi hasarsız atlatması, esas itibariyle şirketlerin operasyonel performanslarına bağlı olacak.

Yatırım sinyalleri

Kimteks, Kobe'nin yüzde 80'lik kısmına sermaye artırımı yoluyla 77.1 milyon TL'ye ortak oldu.

Sanifoam, Sakarya'daki fabrikasının bitişiğindeki arsanın tahsisi için OSB'ye başvurdu.

İzmir Demir Çelik, yüzde 99.81 iştiraki İDÇ Liman'ın halka arzı için resmi süreci başlattı.

Anadolu Efes, bağlı ortaklığı AE Shanghai aracılığıyla Çin'de fason üretim yaptıracak.

Oyak, Hektaş'ın yüzde 10 payını satıp elde edeceği geliri şirkete sermaye avansı olarak verecek.

Sinerji arayışı

Haftalık performansa sektörel pencereden bakıldığında tablo oldukça çarpıcı bir ayrışmayı öne çıkarıyor. Finansal Kiralama ve Faktoring yüzde 18.83, Bankacılık yüzde 5.14 ve İletişim yüzde 8.32 değer kaybederek endeksin zayıf halkaları oldu. Finans sektöründeki bu erime, yüksek faiz ve enflasyonist baskıların doku uyuşmazlığı yarattığını söylüyor. Madencilik sektörü ise haftalık yüzde 4.21'lik yükselişle borsanın adeta güvenli sığınağı işlevi gördü. BIST 30 hisseleri içinde yine maden hissesi olan Türk Altın İşletmeleri'nin yüzde 7.97'lik performansı öne çıktı. Onu Petkim'in yüzde 5.18 ve Kardemir'in yüzde 3.60 priminin takip etmesi tesadüf olarak okunmamalı. Emtia ve ağır sanayi tarafında fiziksel üretim gücüne sahip şirketler, satın alma gibi büyüme hamlelerine gerek duymadan olası sıkışıklığa direnç göstermeye aday firmalar. Perakende devlerinden BİM'in yüzde 2.59'luk artışı, defansif sektörlerin de bu stres ortamında pozitif sinerji yakaladığını gösteriyor.