Altının ons fiyatı, haftalık yüzde 8.25 yükselişle 4.373 dolara çıktı. Hareket, madencilik endeksine yüzde 14.21, altın fonlarına ise yüzde 5'i aşan getiriler yazdırdı. Geri çekilmenin ardından gelen yükselişle birlikte 5.200 dolar hedefi yeniden konuşulmaya başlandı.
Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun düşmesi Brent petrolü yeniden aşağı çekerken, ABD'de tarım dışı istihdamın hız kesmesi altına destek verdi. Risklerin yön değiştirdiği haftada yatırımcıların yeni denge arayışı, emtia ve reel varlıklara ilgiyi güçlendirdi.
Ocak 2026'da 5.395 doları görerek zirve yapan ons altın, sonrasındaki süreçte kademeli olarak gerileyerek 4.000 dolar seviyelerine kadar indi. Temmuzda petrol kaynaklı enflasyon endişelerinin faiz artırım beklentilerini güçlendirmesiyle baskılanan ve hatta bir ara 3.976 dolara kadar ine değerli maden, ağustosun ilk haftası ile birlikte ABD'deki istihdam verilerinin zayıflamasıyla destek buldu ve yönünü yukarı çevirdi.
Ons altın haftayı yüzde 8.25 artışla 4.373 dolardan kapatırken, gümüş yüzde 10.47 yükselişle 97,35 liraya ulaştı. Hareketlilik, küresel konjonktürde yatırımcıların gelişmelere göre yeniden konumlandıklarınıişaret ediyor.
Madencilik gözde sektör
BIST 100 Endeksi haftayı yüzde 2.39 primle kapatırken, asıl hareketlilik BIST Madencilik Endeksi'nde yaşandı ve yüzde 14.21 artışla açık ara zirveye yerleşti. Emtia piyasasındaki rüzgar, şirketlerin operasyonel süreçlerine doğrudan yansıyor.
Türk Altın yüzde 18.09, Park Madencilik yüzde 14.78 ve TR Doğal Enerji yüzde 14.24 yükselişle öne çıkan sektör firmaları oldu. Bilişim ve kimya-petrol sektörleri de sırasıyla yüzde 6.55 ve yüzde 6.46 yükselişleriyle madenciliğin gerisinden geldi.
Oto-finansman kaynağı
Maden şirketlerinin piyasa değerlerindeki hızlı artış, emtia fiyatlarındaki artışı içinde barındırsa da sektör oyuncularının maliyetleri yönetme becerisi ve yeni yatırımlara kaynak yaratma kapasitesinin de fiyatlandığı anlaşılıyor. Yüksek faiz ortamında finansmana erişimin zor olduğu bir süreçte, artan altın fiyatları madencilik firmaları için doğrudan bir oto-finansman kaynağı haline geliyor. Bu da şirketlerin büyüme stratejilerinde yeni fırsatlar doğurabilmekte.
5.200 dolarkonuşulacak
Uluslararası finans kuruluşlarının güncellenen raporlarında, iyimserliğin daha geniş bir tabana yayıldığı görülüyor.
Goldman Sachs, Bank of America, Morgan Stanley, UBS, JPMorgan ve Deutsche Bank gibi kurumların projeksiyonları, altının önümüzdeki dönemde 4.800 ile 5.200 dolar bandında şekilleneceğine işaret ediyor. Merkez bankalarının devam eden altın alımları ve ETF girişleri bu beklentiyi besliyor.
Jefferies analistlerine göre, reel faizlerin mutlak seviyesinden ziyade beklentilerin hangi yöne evrileceği önem taşıyor. Faiz indirimlerinden artırım senaryolarına geçişte yaşanan düzeltme süreçlerinin artık büyük ölçüde tamamlandığını, bununla birlikte yukarı yönlü yeni bir alan açıldığını söylemek mümkün.
Çin altın alıyor
Değerli metallerdeki ve madencilik hisselerindeki eşzamanlı sıçrama, küresel likiditenin kendine yeni ve güvenli yataklar kazdığını gösteriyor. Çin Merkez Bankası temmuzda altın rezervine 20 ton eklerken üst üste beşinci ay alım yaptı. Merkez bankalarının süregelen alımları, dolarsızlaşma eğilimi ve mali kaygılar, altının portföylerdeki koruyucu gücünü destekliyor. Faizlerin seyri ve jeopolitik gelişmeler, sermayenin bu derindeki rotasını şekillendirmeye devam edecek.
Altın fonlar hareketlendi
Makroekonomik verilerin yansımasını en iyi gözlendiği alanlardan biri portföy yönetim şirketlerinin performanslardır. Haftalık bazda A1 Capital'in yönettiği altın fonu AU1 yüzde 5.82 getiriyle başı çekerken, onu yüzde 5.48 ile FibaPortföy'ün FIB ve yüzde 5.42 ile Pardus Portföy'ün PAF fonu izledi. Bunun yanı sıra Kuveyt Türk'ün KUT fonu yüzde 5.37 ve BV Portföy'ün BAI fonu yüzde 5.29 kazanç sağladı. Altın fonlar yükselirken hisse senedi fonlarından 17,15 milyar lira ve serbest fonlardan 80,22 milyar lira gibi ciddi para çıkışları yaşandı.

26