Yatırımcılar fon olayından sonra artık daha seçici olacak, güvenli limanları öne çıkaracak. Mevduata yönelim zaten başladı. Dövize ilgi sınırlı. Altına yönelim konusunda ise pek bir işaret gözlenmiyor. Piyasalarda güven çok önemli ve yeniden oluşması zaman alacak. Fakat gerekli tedbirlerin alınması ve sağlıklı piyasa işleyişiyle birlikte zaman içinde yeniden tesis edilecektir.
BORSA İstanbul fon kaynaklı gelişmelerin etkisinde denge bulmaya çalışıyor. Fonların tasfiyesi konusunda düzenleyici kurumlar bir yol haritası oluşturdu. Buna göre ilerlenecek. Ancak bahse konu hisse fonları ve hisselerde olanlar için daha sıkıntılı bir süreç beklenebilir. İlgili fon ve hisselerde olanlar sürecin sonuçlarını bekleyecek. Tahmin edileceği üzere kayıplarının tam telafisi zor görülüyor.
Fon olayının borsaya, piyasaya hatta daha geniş ölçekte reel ekonomiye yansımaları söz konusu. Borsa bu konuda ciddi bir olumsuz fiyatlama yaptı ve zirve seviyesinden itibaren yüzde 20 düşüş ile karamsarlığı çağrıştıran 'ayı piyasası' sınırına kadar geriledi. Sadece adı geçen fonlarla ilgili değil, diğer hisseleri de kapsayan satışlar görüldü. Fiili dolaşımdaki hisselerin piyasa değerlerinde trilyon TL bazında azalışlar var. Hisse ağırlıklı BES'leri de (bireysel emeklilik sistemi) olaya dahil edersek geleceğe yönelik tahribatlardan da söz etmek mümkün.
Haberin DevamıGÜVENLİ LİMANLAR ÖN PLANA ÇIKACAK
Son dönemde tasarruf sahipleri yatırım araçlarında portföy çeşitlemesi yapmaya başlamışlardı. Artık karar verirken çok daha temkinli olacaklar. Son yaşananlar en azından bir süre için güvenli limanları öne çıkaracak. Mevduata yönelim zaten başladı. 11-29 Eylül tarihleri arasından bankalardaki mevduatlar (katılım fonları dahil) yaklaşık 1 trilyon TL arttı. Dövize ilgi sınırlı. Altına yönelim konusunda ise pek bir işaret gözlenmiyor. Hatta fon olayı ile de ilişkilendirilerek son günlerde nakit sıkışıklığı nedeniyle altında satış yönünde bazı haber ve gözlemler mevcut.
NAKİT SIKIŞIKLIĞI GÖRÜLEBİLİR
Altında geçen yıl çok parlak bir dönem ve yoğun alım süreci yaşanmıştı. Türk halkının tasarruflarının yaklaşık yüzde 35-40'nın altında olduğu yönünde haber akışları var. Ocak/2026 tarihinde 5.600 doları test eden ons altının geldiği nokta itibariyle ciddi bir miktarda tasarrufun orada hapsolduğu söylenebilir. İç piyasalarda ise aynı tarihte gram/TL altın 7.800 seviyesini test etmişti. Sonradan olaya dahil olanlar, piyasa tabiriyle son vagona binenler için ciddi bir zarar ve alternatif getiriden mahrumiyet söz konusu.
Haberin DevamıFonlarda tasarrufları bloke olanlar için de benzer şeyler söylenebilir. Reel ekonomiye zararı da bu noktalarda ortaya çıkıyor. Nakit ihtiyacı ve zorunlu ödemeler gibi gerekçeler ile diğer yatırım araçlarında satışa yönelim olabiliyor. Veya yapılacak harcamaların ertelenmesi olasılığı söz konusu. Hatırlanırsa geçen yıl TCMB Başkanı Fatih Karahan, altından Türk halkının 100-150 milyar dolar kazanç sağladığını, bunun da konut ve otomotiv sektörüne olumlu yansıdığını söylemişti. Doğru ve kabul gören bir tespitti.
Piyasalarda güven ve moralite çok önemli. Yeniden borsaya güvenin oluşması ise zaman alacak. Fakat gerekli tedbirlerin alınması ve sağlıklı piyasa işleyişiyle birlikte zaman içinde yeniden tesis edilecektir. Son olay çok ciddi olmakla birlikte Borsa İstanbul'da geçmişte de güven sarsıcı benzer olaylar oldu ama zamanla taşlar yerine oturdu. Yatırımcılar bir süre 'yoğurdu üfleyerek yer' ve daha temkinli olacak. Umarız ve temenni ederiz, tecrübenin pahalı bir şey olduğu konusu tekrardan test edilip, kolay ve sebepsiz kazançların daha çok sorgulandığı bir yapı oluşur. Yatırım kararlarında akıl, bilim, analiz, piyasa bilgisi ve ayakları yere basan öngörüler daha fazla kabul görür.
Haberin DevamıBORSAYA ALICI GELMEYE BAŞLADI
BIST100 Endeksi'nde sert düşüşle önemli destekler test edildi. Bu durum hisselerin daha ucuz ve primsiz olmasını sağladı. Bu açıdan son birkaç gündür hisselere zayıf da olsa tepki alımları gelmeye başladı. Fon krizinin en yoğun yaşandığı günlerde TCMB verilerine göre yabancı yatırımcılar 25 Eylül ile biten haftada 358 milyon dolarlık hisse senedi alımı yaptılar. Aynı hafta tahvil ve bonoda ise 409 milyon dolarlık satış yaptıkları görüldü.
Fonlarla ilgili gelişmeler olmadan önce yabancı yatırım bankalarından Borsa İstanbul'un 'ucuz ve primsiz' olduğu yönünde raporlar geliyordu. Son düşüşle birlikte bu görüş daha da belirginleşmiş olabilir. Bu açıdan yabancı alımlarının önümüzdeki günlerde de devam etmesi olasıdır. Ancak yoğun bir alım göremeyebiliriz. Türkiye'nin ülke risk priminde son gelişmelerle birlikte bir miktar artış oldu ve 250 seviyesinin üzerine çıktı. Ayrıca kasım ayındaki MSCI Endeksi'nin Türkiye değerlendirmesini görmek isteyebilirler.
Haberin DevamıFİYAT KAZANÇ ORANI 10 SEVİYESİNDE
Yerli yatırımcı açısından ise kısa dönemde bir süre daha dalgalı seyrin devamı beklenmekle birlikte, hisse senetlerinde geri çekilmeler, orta ve uzun dönemli BIST30 ağırlıklı olmak üzere 'paçal maliyet oluşumu ve biriktir stratejisiyle' alım yönünde değerlendirilebilir. BIST100 Endeksi fiyat kazanç oranı 10 seviyelerine gerilerken öncü bankaların fiyat kazanç oranları 4-5 seviyelerinde bulunuyor. Lokomotif birçok hissede piyasa değeri/defter değeri oranı 1'in altında işlem görüyor.

15