Yabancılar tahvile yöneliyor

TCMB tarafından açıklanan parasal istatistikler ve yabancı işlemlerine bakıldığında; yabancılar hisse senetlerinde 3, tahvil ve bonoda 4 haftadır kesintisiz alım yapıyorlar. Özellikle ABD-İran anlaşması sonrası artan risk iştahı bunda önemli rol oynadı. 3 Temmuz ile biten haftada yabancı yatırımcılar 11 milyon dolarlık hisse, 572 milyon dolarlık da tahvil ve bono alımı yaptılar. Hisse senetlerinde son haftalarda azalan alım tutarları, tahvil ve bonoda artış eğiliminde. Son 4 haftalık tahvil ve bono alımı 1.7 milyar doları geçti. Hisse senetlerinde 3 haftalık alım 680 milyon dolar oldu.

PİYASALARDA yön arayışı devam etmekle birlikte borsada gündem ve beklenti ihtiyacı henüz karşılanmış değil. Önümüzdeki günlerde 06/2026 dönem bilançoları açıklanmaya başlanacak. Ancak beklentilerin çok parlak olduğunu söylemek zor. Sektör ve hisse bazlı sürpriz yapacak olan ve konjonktür gereği daha iyi bilanço yayınlayanlar olacaktır. Enflasyon ile mücadele çerçevesinde devam eden parasal sıkılaşma politikasına bağlı olarak ekonomik aktivite güçlü değil. Bu durumun mikro bazda şirket bilançolarına yansıma göstermesi muhtemel. Bununla birlikte ABD-İran savaşının petrol fiyatlarını yukarı çekmesi nedeniyle enerji şirketleri de öne çıkabilir.

Bankalar, savunma sanayi şirketleri (Aselsan) ile perakende ve gıda sektörü yine takipte olacak.

Haberin Devamı

Bankacılıkta kâr rakamlarında son aylarda bir ivme kaybı var. Bankalar Borsa İstanbul'un lokomotiflerinden ve fiyat kazanç gibi bilanço değerleme rasyolarına göre BIST100 ortalamalarının altında fiyatlanan, iskonto barındıran sektörlerden biri.

Perakende ve gıda, talep elastikiyeti düşük ve 1'e yakın sektörlerden. Ekonomi yavaşlasa da gıda, sağlık, perakende; talebin ertelenmesi ve vazgeçilmesi mümkün olmayan sektörlerin başında geliyor. Ekonomide yüksek faiz ve parasal sıkılaşma devam edeceğine göre sadece bu bilanço dönemi değil en azından bir süre daha bu süreç geçerli olacak.

Yapay zekâ ile oluşturulmuştur.

SAVUNMA TAKİP EDİLİYOR

Geçen hafta yapılan NATO zirvesinde CAATSA yaptırımları, F-35 ve KAAN uçak motoru konusunda ABD Başkanı Trump'tan vaadler geldi. Bunun ne ölçüde yerine getirileceği başta Aselsan olmak üzere piyasanın seyri açısından önemli. Cuma S-400 sorununun aşılması yönündeki haberlere borsanın tepki vermesi bu sebepten. S-400 olayı süreci tıkayan bir mani olarak görülüyor.

Borsa İstanbul'da hazirana ilişkin enflasyon verileri sonrası güç kaybı söz konusu. TCMB'nin 23 Temmuz toplantısına yönelik faiz indirim beklentilerinin 10 Eylül'e ertelendiği algısı banka hisseleri öncülüğünde satış getirmişti. Bankalarda bu baskı halen devam ederken son günlerde sanayi hisseleri daha alıcılı seyrediyor. Ayrıca Borsa Istanbul için MSCI kaynaklı uyarıların tekrarlanması ve sonrasında S&P Dow Jones'un da Türk hisseleriyle ilgili uyarılarda bulunması, olumsuz algılanan diğer önemli konu başlıkları oldu. Bu uyarılar orta ve uzun vadede özellikle yabancı yatırımcı açısından ciddiye alınması muhtemel bir durum.

Haberin Devamı

CDS, 227 SEVİYESİNE GERİLEMİŞ DURUMDA

Buna karşılık hali hazırda yabancıların Türkiye piyasalarına bakışlarında çok olumsuz bir durum görülmüyor. Türkiye piyasalarına dış bakışı gösteren ülke risk primi (CDS) düşüş eğilimini koruyor ve 227 seviyesine gerilemiş durumda. Ayrıca TCMB tarafından açıklanan parasal istatistikler ve yabancı işlemlerine bakıldığında; yabancılar hisse senetlerinde 3, tahvil ve bonoda 4 haftadır kesintisiz alım yapıyorlar. Özellikle ABD-İran anlaşması sonrası artan risk iştahı bunda önemli rol oynadı. 3 Temmuz ile biten haftada yabancı yatırımcılar 11 milyon dolarlık hisse alırken 572 milyon dolarlık tahvil ve bono alımı yaptılar. Hisse senetlerinde son haftalarda azalan alım tutarları tahvil ve bonoda artış eğiliminde. Son 4 haftalık tahvil ve bono alımı 1.7 milyar doları geçti. Hisse senetlerinde 3 haftalık alım 680 milyon dolar oldu. Bu tabloya göre yabancı yatırımcıların tahvil ve bonoya yöneldiğini söylemek mümkün. Bunda Türkiye'nin diğer ülkelere nazaran çok daha yüksek faiz veriyor olmasının yanı sıra döviz kurlarının baskılanmasıyla "carry trade" için uygun zemin oluşmasının da önemli payı var.

Haberin Devamı

Döviz kurlarındaki yükseliş, enflasyon ve faiz getirilerinin altında seyrediyor. Ayrıca '10 Eylül'e ertelendi' algısına rağmen daha geniş vadede TCMB'den faiz indirim beklentilerinin korunması da etkili. Yine 3 Temmuz ile biten haftada yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatındaki düşüş devam etti ve haftalık bazda 2 milyar dolar azaldı. Getiri zayıf kalınca yatırım amaçlı talebin de düşmesi olağan bir durum. Geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Çoklu şoklara rağmen Türk Lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payı yaklaşık yüzde 62 ile son 11 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı" açıklamasıyla bu durumu en üst perdeden teyit etmiş oldu.

Haberin Devamı

NOT KARARLARI TAKİP EDİLECEK

Son gelişmelerin Türkiye'nin kredi görünümüne nasıl yansıdığını ise 17 Temmuz'da Fitch'in değerlendirmelerinde görebileceğiz. Beklenti; not ve görünümde değişiklik olmayacağı yönünde. 24 Temmuz'da ise Moody's'in Türkiye kredi notu konusundaki değerlendirmeleri bekleniyor. Borsa İstanbul'da 14.000 seviyesine yaklaştıkça alımların gelmesi ve bu seviyenin üzerinde kalınması ısrarı olumlu karşılanmakla birlikte temkinli görünüm sürüyor.

BORSADA 14 BİN PUAN ÖNEMİNİ KORUYOR

Borsada düşüş eğilimi sürmekle birlikte 14 bin seviyesi önemini koruyor. Sonraki destekler 13 bin