Savaşın yansımaları zayıflıyor

Savaş belirsizliğinde piyasalar dibe yakın seviyelerde alıcı buluyor, ama Trump'ın tutum değişikliği kararları bozabilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İran savaşının piyasalar üzerindeki darbe etkisinin zayıfladığını ve yatırımcıların belirli fiyat seviyelerinde dip beklentisi oluşturduğunu iddia ediyor. Bu görüşünü, son günlerdeki borsa yükselişleri, altın-gümüş çekilmelerine gelen alıcılar ve yabancı yatırımcıların hisse alımına dönüşü ile destekliyor. Ancak bir kara harekâtı veya Trump'ın beklenmedik açıklaması piyasaları tekrar olumsuz fiyatlamaya itebilir—bu senaryolar gerçekten eliminate edilmiş mi?

İç ve dış piyasalarda savaşa ve ABD Başkanı Trump'ın açıklamalarına verilen tepkiler zayıflamaya başladı. Son günlerde borsa ya da altın ve gümüş gibi yatırım araçlarında geriye çekilmeler yaşandığında artık alıcılar geliyor. Bu durum bir bakıma dip konusunda yatırımcıların kafasında bazı seviyelerin oluşmaya başladığını gösteriyor. Öte yandan savaş biter bitmez hızlı toparlanma olacağı beklentisi hâkim.

PİYASALARIN gündeminde İran savaşı ilk sıralardaki yerini koruyor. Fiyatlamalar savaşın seyrine ve ABD Başkanı Trump'tan gelen açıklamalara göre şekilleniyor. Petrol fiyatları ise en önemli göstergelerden biri. Savaşın şiddetinde belirgin bir azalmadan söz etmek zor. Ancak son günlerde gerek iç, gerekse dış piyasalarda savaşa ve ABD Başkanı Trump'ın açıklamalarına verilen tepkiler zayıflamaya başladı. Trump'ın, İran'ı çok sert vuracağız açıklamasına rağmen borsalar, perşembe gününü yükselişle kapattı. Altın ve gümüş fiyatlarındaki düşüşler de sınırlı kaldı. Petrol fiyatlarında çıkış trendi korunmasına rağmen yükseliş hareketi ivme kaybetti.

HAREKÂTI HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİR

İçeride ise, 27 Mart ile biten haftada yabancı yatırımcılar savaş başladığından bu yana ilk defa hisse senedi alımı yaptılar. Bir haftalık alımın tek başına bir referans olarak kabul edilmesi zor ama yine de bir sinyal olarak görmek mümkün. Ancak altını çizmekte yarar var, bir kara harekâtı başlarsa piyasalar daha derin olumsuz bir fiyatlamaya da yönelebilir. Bu olasılık dahilinde. Mevcut durum itibarıyla belli ölçüde fiyatlama yapıldı, bir soluklanma görülüyor. Bununla birlikte sıkça görüş ve tutum değişikliğine alıştığımız Trump, 2-3 hafta diyor ama 'savaşı bitirdik' derse çok da sürpriz olmaz. Zira ABD, savaşta prestij kaybına uğradı. İran tüm dünyayı şaşırtacak şekilde dirençli çıktı. Kara harekâtı olmadan sonuç alınamayacağı ortada. Kara harekâtının özellikle ABD için çok riskli olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca ABD'de Trump karşıtı gösteriler arttı ve kamuoyu desteği yüzde 30'lu seviyelere düştü, halkın çoğunluğu savaşa karşı. Kasım ayında ise ABD'de ara seçim var. Bu olayın çok uzaması ve ABD'nin itibar kaybı fazla sürdürülebilir gibi görülmüyor. ABD Başkanı Trump'ın 'Zafer kazandık, rejimi değiştirdik, İran'da vurulacak hedef kalmadı' gibi doğruluğu "çok tartışmalı" söylemlerle bu olaydan galip taraf imajı ile ayrılmak isteğini gösteriyor. Piyasaların savaşa duyarlılığının azalmasında biraz da 'savaşın sonuna yaklaştık' öngörülerinin payı olabilir. Savaş bir süre sonra bitse de özellikle artan petrol fiyatlarının etkileri küresel ekonomi için sorun olmaya devam edebilir.

Haberin Devamı

Haberin Devamı

ÇABUK TOPARLANIR

Petrolün sadece fiyatı değil üretim altyapısı ve tedarik yolları da ciddi yara aldı. Ancak savaş biterse beklenti fiyatlamasıyla piyasalar çok çabuk tepki verecektir. Daha önceki İran-İsrail ve Rusya-Ukrayna savaşlarında olduğu gibi. Yatırımcılarda bu aşamada genel tutum, yüksek faizle nakitte kalıp, ileriye yönelik net projeksiyonlar yapılabilir hale geldiğinde ona göre pozisyon almak şeklinde. 'Şartlar düzelsin o zaman hisse alırım' düşüncesi bir tercihtir. Ancak bu hisseleri bu fiyattan bulmak zorlaşacaktır. Bunun yanı sıra, henüz savaş belirsizliği sürerken "savaş bitsin öyle alırım, pahalı alıp pahalı satarım" düşüncesi de bir yatırım tercihi. Riski sever veya sevmez bu, yatırımcıların kendi insiyatifinde olan bir durum.

Haberin Devamı

Borsada olduğu kadar benzer durum altın ve gümüş gibi diğer yatırım araçları için de büyük ölçüde geçerli. Savaş bittiğinde doların zayıflaması ve ABD tahvil faizlerinin düşüşüyle altın ve gümüş fiyatlarında yükselişin devamı beklenen bir durum. Altının seyrini de yine savaş belirleyecek. Henüz bir dengenin sağlandığını söylemek zor. Gerek borsa, gerekse altın ve gümüş gibi yatırım araçlarında geriye çekilmelerde artık alıcılar gelmeye başladı. Bu durum bir bakıma dip konusunda yatırımcıların kafasında bazı seviyelerin oluşmaya başladığını gösteriyor. Borsa İstanbul'da tepki alım denemelerine rağmen temkinli görünümün dağıldığını söylemek zor.

Haberin Devamı

YABANCIDAN HİSSE ALIMI GELDİ

TCMB parasal istatistikleri ve yabancı işlemleri yakından takip ediliyor. 27 Mart ile biten haftada; yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 137 milyon dolarlık alım, tahvil ve bonoda 1.370 milyon dolarlık satış yaptılar. Hisse senetlerinde İran savaşı başladığından bu yana satıcılı üç haftanın ardından ilk defa alım tarafında görüldüler. Tahvil ve bonoda ise yabancı satışları artarak devam etti. Bunu faiz artırım beklentilerine yormak doğru olacak. Aynı hafta TCMB rezervleri ve yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında düşüş devam etti. TCMB brüt döviz rezervleri 22 milyar dolarlık azalışla 155,5 milyar dolara, swap hariç net rezerv de 22.6 milyar dolarlık azalışla 20.4 milyar dolara geriledi. Carry trade tarafında ise son dört haftalık çıkış 21.5 milyar dolar oldu. 27 Mart haftasında carry trade tarafında 6.9 milyar dolarlık çıkış kaydedildi.

Haberin Devamı

Yabancı çıkışları ve TCMB rezervlerinde erimenin ciddiyet kazanması karşısında 22 Nisan toplantısında TCMB'nin nasıl bir hamle yapacağı merak konusu.

FAİZ ARTIŞI OLUR MU

Enflasyondaki yükselişi de dikkate aldığımızda ilk akla gelen ve dillendirilen hamle, faiz artışı şeklinde. Hatırlanırsa, savaşın başladığının ertesi günü TCMB haftalık repo ihalesinin iptaliyle örtülü bir faiz artırımı yapmıştı. Politika faizini gecelik faize yükseltebilir görüşünde olanlar çok fazla. Veya faiz koridorunda düzenleme olabilir görüşleri de mevcut. Çok düşük olasılık ama izlemede de kalabilir. Ancak sıkı para politikasının devam edeceği muhakkak görülüyor. Bu hamlelerin hangisinin tercih edileceği konusunda 22 Nisan tarihini görmek yerinde olacak.